Kategoriler
Ana SayfaSizden GelenlerÜniversite mi? Bir daha düşün

Üniversite mi? Bir daha düşün

Üniversite mi? Bir daha düşün

Elhamdulillahi Rabb’il Âlemin, vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
‎Allah’ın selamı, rahmet, bereket ve mağfireti başta Efendimiz Aleyhisselatu vesselam olmak üzere tüm inananlar ve sizlerin üzerine olsun.
‎Malumunuz 21. yüzyıldayız ve bu asrın gençlere dayattığı birtakım sorunlarla (ki birçok genç bunları sorun olarak bile görmüyor, Allah hidayet versin) karşı karşıyayız. İmtihan dünyası elbet lâkin değişmeyen, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek değerler var. Binaenaleyh üniversiteye başlayacak -bilhassa da hanım- kardeşlerime bunlardan birazını hatırlatmak ve inşallah bu hususta birazcık da fikir sahibi olmanızı sağlamak niyetindeyim.
‎Evvela üniversiteyi gözünüzde büyütmeyin. Çevrenizin pohpohlamalarına, diplomanın heyecanınızı yalandan kabartmasına aldırmayın. Üniversite aslında dışarıdan görüldüğü yahut sizin zannettiğiniz/umduğunuz gibi bir eğitim yuvası değil. Hele ki son yıllarda üniversitelerin geldiği noktada ilimden başka her şey(!) mevcut. Bunları bilip sistemin düzenine çomak sokmak için okuma isteğiniz olabilir lâkin bu sizi yanıltmasın. Zira sistemi değiştireceğim/düzelteceğim diye okumak kendinizi kandırmaktan bilvesile sistemin değirmenine su taşımaktan başka bir şey değil ne yazık ki. Çünkü sistemin asıl amacı size önceliklerinizi unutturmaktır;  okuyup bir şeyleri değiştirme isteğiniz/hevesiniz sayesinde de sistem bu amacına ulaşıyor. Bir mü’min kızın önceliklerinin farkında iseniz sistemi değiştirme niyetinizin sonradan sisteme hizmete dönüşmesine müsaade etmeyiniz. Nefsimi Kudret elinde bulunduran Allah Azze ve Celle’ye and olsun ki üniversite bir mü’minin hedef ve gayelerine yardımcı olamayacak kadar pespaye bir ortam. İslam ahlâkınızı baltalayacak neredeyse her şey mevcut. En ehven görülen ilahiyat fakültelerinin bile birçoğunda durum farklı değil. Başınızı öne eğip yürümeniz kafi gelmez, dışardan duyduklarınız sizi harama sevk etmesin diye bir de üstüne kulaklık takma ihtiyacı hissedersiniz. Sınıfta (ki hemen her fakülte karma usuldür) kendinizi en rahat hissedeceğiniz yere oturursunuz lakin su almak için gittiğiniz kantinde mahreminiz olmayan kimselerle -ister istemez- karşılaşmak ruhunuzu sıkar. Hele bir de şehir dışında okumak… bir hanımın onca kilometrelik yola yalnız başına çıkacak olması… Aslında üniversite otobüslerinin vaziyeti bile üniversiteye gitmemek için ziyadesiyle büyük bir sebep. Bunların hiçbiri kolay şeyler değil. Rahmetli Es’ad Coşan hoca; doktor olmayı, doçent olmayı birer kuvvet olarak tanımlar lâkin vazifemizin bunlar değil Allah’ın rızasını kazanmak olduğunu belirtir. Bu minvalde mü’min öncelikleri devreye girer, ki günümüz koşulları bilhassa da ümmetin kızları için uygun değil maalesef. Siz vatana, ümmete hayırlı bir fert olmak istersiniz lakin üniversitenin(sistemin) derdi, sizi bir Asiye, Meryem, Hatice olmaktan alıkoymaktır. Ne istediğinizi bilin. Eğer hakikaten derdiniz sistemin düzenine çomak ise bunu üniversite okuyarak değil, bir Aişe olmakla başarırsınız. Asıl o zaman sistemi yenilgiye uğratırsınız. Ümmetin doktorlardan, mühendislerden çok bir Hacer’e ihtiyacı olduğunu bilin.
‎Son karar elbet yine sizindir, iyi düşünün. Üniveristeye bambaşka beklentiler ve hayırlı emellerle (üstelik evimden çokça uzakta bir yerde) başlamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum bunları. Sıradan bir bölümde okumamama rağmen bunları neden anlattığımı bir düşünün. Yanlış yerlere çekmeye lüzum yok; ortamların hali sadece hanımları değil beyleri de bağlar. Erkek yahut kız fark etmeksizin rahatsızlık mü’minler için geçerli oluyor. Bir mü’min erkek de o ortamlara girmeyi kabullenmeyip üniversite okumayabilir lakin sakınma hissiyatı hanımların fıtratında daha baskındır, daha fazla rahatsız olur. Rabb’imiz hanımları bu şekilde yaratmıştır ve bir mü’min hanıma Rabb’imiz Azze ve Celle kadar kıymet veren yoktur; asla olamaz da. Yine Rabb’imiz Azze ve Celle bu yüzden kitabında peygamber hanımları üzerinden mü’min hanımlara ithafen: “Siz kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz”, “evlerinizde vakarla oturunuz, evvelce cahiliye zamanındaki gibi açılıp saçılmayın” buyurur. Sıradan, herhangi bir mü’min olmayı kabullenmeyiniz. Allah’ın şeriâtini, vaad ettiğini, arşının gölgesini yaşayıp yaşamayacağınız belli olmayan elli/altmış seneye değişmeyiniz. “Bırak(ın) bozuk saatler yalan, yanlış işlesin”[1] Siz Allah’ın  rızasından gayrısıyla yetinmeyiniz. Ortamı gördükten sonra bırakmak isteseniz de geri dönüşü ya olmaz, olacaksa da çok zor olur. Ne büyük bir risk alacağınız hususunda kardeşiniz olarak Allah için sizi uyarıyorum. Her ne karar alacak olursanız olun hakkınızda hep en hayırlısı olsun. Şüphesiz Rabb’imiz kimseye taşıyabileceğinden fazlasını yüklemez. Hakk Teâla daim yardımcınız olsun.
‎(Velev ki derdiniz başkaysa; para kazanmak, ayaklarınızın üstünde durmak, kimseye muhtaç olmamak gibi yersiz endişeler yahut Allah’ın sizleri sorumlu tutmadığı geçim meselesi gibi emeller ise bu okuduklarınızın hepsini kafanızdan silip atabilirsiniz.)
‎Doğruları söyletmek Rabb’imden, hatalar ise nefsimdendir. Ve salli ve sellim ala Nebiyyina Muhammed ve ahiru da’vana eni’l hamdu lillâhi Rabb’il Âlemin.

‎SALİHA VARLI


[1] ‎Arif Nihat ASYA
 

Paylaş:
Yorum
  • Abla çok güzel yazmışsın Allah razı olsun,ben hacettepe tıp 4.sınıf öğrencisiyim,bizim üniversitede de böyle ortamlar maalesef oldukça fazla,ben kendimi olabildiğince korumaya çalışsam da etrafıma baktığımda kapalı kızlar dahi erkek kız ilişkisinde ölçüyü kaçırmış durumdalar,yapılan yanlış biliyorum her an ben de o yanlışa düşebilirim biliyorum Allah muhafaza,ama onların düşüncesiyle müslüman bu kadar sert olmamalı,dışardan bakıldığında ‘yobaz’ durmamalı diye düşünüyorlar.şimdi kesinlikle buna katılmıyorum,müslüman en basit tabiriyle müslüman olmalı,ama bu ortamlara rağmen ben kesinlikle ve kesinlikle müslüman kardeşlerimin okumasını istiyorum,elinizden gelenin en iyisini yapın ve üniversitede de arkadaş çevrenizi iyi belirleyin,arkadaş çevreniz ne kadar iyi olursa Allah ın izniyle günah yuvasından o kadar muhafaza oluyorsunuz,Allah sizi koruyor inanın buna,ama sırf böyle bir ortam var diye okumamazlık yapmayın,ortamı onlara bırakırsanız işler daha da sarpa sarar,bütün değerlerinizle var olmaya çalışın,günah olur diye de çekinmeyin aktif olun ama bunun içerisinde dediğim gibi kendi değerlerinizden taviz vermeyin,işte bir programı organize ediyoruz,bir erkekle başbaşa kalabiliriz vs. gibi durumlarda tavrınızı koyun,hassasiyetlerinizi belirtin,siz bu hassaiyetlerinizle varsınız, en son tavsiye edeceğim şey eğer nefsinize söz dinletemiyorsanız sizin inancınız daha önemli olduğu için akftif olduğunuz kurumdan ayrılın,başka bir yerde hizmetinizi yaparsınız,ben de dilimin döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalıştım hatalı düşüncelerim olabilir,inşallah kimseyi günaha sevk etmem,naçizane tavsiyelerim inşallah hayırlara vesile olur 🙂

    12 Ağustos 2016
  • Wallahi kardeşim doğru diyorsun . Fısk ve nifaktan başka hiçbir işlevi olmayan ortamlar :Üniversiteler ki ilahiyatlar bütün fakülteleri arkasına alırcasına ilerliyor. Rabbim cümlemize hidayet etsin. Allahumme amin.

    19 Ağustos 2016
  • Allah razi olsun inşallah bende bu sene carsafimla İstanbul üniye basliycam korkuyorum bi haram olur da cihat için çıktığım bu yolda daha kotu bi hal alırım diye
    Başka biri ne der kafasına girmiycem beni onlar değil ben ilgilendirir okulun ilk gunu de zaten kulaklıkla gitmeyi düşünüyorum yazılar super Allah sayimizi arttirsin selamun aleykum <3

    7 Eylül 2016

Yorum Bırak