Türkiye’deki Hanımlara Sesleniş [Başörtüsü] – Abdullah Muhaysini

0
1238

Suriye’da halka ve mücahidlere yönelik irşad çalışmalarıyla gündem olan Fetih Ordusu şer’i kadılarından Dr. Abdullah el-Muhaysinî’nin “Türkiye’deki Hanımlara Sesleniş [Başörtüsü]” konulu sohbetini sizlere Türkçe altyazılı olarak sunuyoruz.
https://www.youtube.com/watch?v=Fhgvfkmf-hc&feature=youtu.be
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh,
Temiz ve mübarek Türkiye halkından kardeşlerim Allah sizi yaşatsın. İslam ümmetimizden olan herkes Allah sizleri de yaşatsın. Alıştığımız gibi Abdullah Muhaysini Türkçe hesabı ve Telegram kanalı vasıtası ile size her hafta kısa bir mesaj yollayıp birbirimize hakkı, iyiliği ve takvayı tavsiye edeceğiz inşallah. Bugünkü mesajım Türkiye’de bulunan Müslüman hanım kardeşlerimedir Mesajım iki hanım kardeşimedir. Bunların ilki başını örtmemiş, tesettüre girmemiş açık hanım kardeşim. Diğer mesajım ise başı örtülü ve kapalı olan ancak Allah’ı razı etmemiş hanım kardeşimedir.
Birincisi saçlarını açan hanım kardeşimdir. Temiz, mübarek erkek ve hanım kardeşlerim, doğrusu hanım kardeşlerimizden bazısı Allah onlara hidayet versin başını açtığında Müslüman olduğunu unutuyor. Saçını açtığında kendisini bugün(o vakit) Müslüman biri değilmiş gibi sanıyor. Diyor ki ben kapalı değilim müzik dinleyebilirim. Eğlence yerine gidebilirim, içki içebilirim. Namazı terk ederim (namaz kılmam) Bu sözler doğru değildir. Hicabı (örtüyü) açmak, Allah subhanehu ve talanın katında büyük bir masiyettir)günah işlemektir) Saçını açmak günahtır ama bununla birlikte namazı terk etme, harama bakma, yabancı erkeklerle oturup kalkma günahlarını vs. gibi günahları da ekleme, hayır.
Ey hanım kardeşim şayet saçını açtıysan sen isyan ederek bir günah işlemiş olursun Senin üzerine düşen hicabı giymendir. Velakin hicabı giymeyip örtünmesen bile bu senin namazını terk etmeyi, ibadetleri yapmamayı ya da Müslümanları ilgilendiren konularla ilgilenmemen gerektiği anlamına gelmez. Programı hazırlayan kardeşler diyorlar ki… Allah onları hayır ile mükâfatlandırsın tabii ki bu kardeşlerimiz Türkiyeli kardeşlerimizdir. Diyorlar ki bizimle birlikte kapalı olmayan açık hanım kardeşlerimizden bazıları da bu konuda (Suriye) etkinler. Derim ki tabii bu İslam davasıdır Şam davası Müslümanların davasıdır. Ve her insan Mazlumları savunur. O halde ey açık hanım kardeşim Müslümanları ilgilendiren konuları senin önemsemen gerekir. Başını örmemiş olsan da Namazlarında ve ibadetlerinde muhâfazakar olman gereklidir. Keza başını da örtmelisin. Bu mesaj ilk hanım kardeşimize idi.
İkinci mesaj ise diğer hanım kardeşedir. O hanım kardeşimiz ki başını örtmüştür ve kendince o, bu eşarbı Allah’ı subhanehu ve tealayı razı etmek için takmıştır. Ancak o, Allah subhanehu ve tealayı razı etmemiştir. Ey hanım kardeşim, belki de şaşıracak bu nasıl olur diyecek ve: ”Ben Allah’ın benden razı olması için başımı örtüyorum ama Allah benden razı olmuyor mu” diyeceksin. Evet, değerli hanım kardeşim sana bir örnek vereyim: Diyelim ki ben insanlardan birine bana yemek yapmasını söyledim. Mesela bugünkü örneği program yapımcılarından biri ile verelim. Program çalışanlarından birine bugün bana akşam yemeği hazırlamanı istiyorum ama bana etli ve patatesli yemek yapma çünkü ben ne eti ne de patatesi yemem diyorum. Ve o bana kalkıp etli patates yemeği hazırlıyor. O beni dinleyip bana itaat etmedi. Evet, o yemek yaptı ama benim istediğim ve sevdiğim şekilde yapmadı. Çünkü ben ne patatesi ne de eti sevmem. Tabii ben eti de patatesi de severim ama bu sadece bir örnekti. Allah sizleri yaşatsın.
Ey kıymetli hanım kardeşlerim, diyorum ki: Sen bu eşarbı giydin ama onu Allah’ın razı olacağı şekilde giymediğin için sen Allah subhanehu ve teala itaat etmemiş oldun. O halde hanım kardeşim, evvela başını örtmeyen hanım kardeşimizden bahsettik. İkincisi ise başını örttüğü halde Allah’ın dilediği gibi örtmeyen hanım kardeşimizdi. O eşarbını kırmızı, yeşil, renkli, süslü ve dikkat çeken şekilde giyiniyor. Öyle ki bu hanım kardeşimizin eşarplı hali, eşarpsız halinden daha güzel oluyor. Demek ki sen, Alemlerin Rabbi olan Allah subhanehu ve tealaya itaat etmedin. Sen sadece bunu güzellik için yapmış oldun. Ey kıymetli hanım kardeşim, hicab; Güzelliği ve ziyneti (yabancı) erkeklerden gizlemen ve onlara fitne olmaman içindir. Senin güzelliğini sadece eşin görmelidir. Sen süslü örtü giyersen Allah subhanehu ve tealayı razı etmiş sayılmazsın. Sen sadece öylesine bir şey yapmış olursun Allah subhanehu ve teala buyurur ki: “Ziynetlerini kimseye göstermesinler. Yalnız kocalarına yahut babalarına…” Yani süslerini yalnızca eş ve mahrem akrabalarına göstersinler. Bu süslü kıyafet veya dar kıyafet veyahut da başına örtü takıyor ama güzelliğinin yarısını kısa giyinerek belli ediyor. Bu hanım, Allah subhanehu ve tealaya itaat etmiş sayılmaz. İnsanlar onun hakkında kapalı dese de o hicaplı (kapalı) biri değildir. Bilakis kardeşim dinle. Bu sözler Peygamber s.a.v.’den tehlikeli sözlerdir. Peygamber s.a.v. diyor ki: “Cehennem ehlinden iki sınıf insan vardır ki… “ Ateş ehlinden! Allah’tan senin için dileğim yüzünü ateşe haram kılmasıdır. Ve şunu zikretti: “Bir de giyinik olduğu halde çıplaklar…” Yani biraz giyinik, yani başını örtüyor ama bedeninin diğer kısımları çıplak gibidir yani bedeninin şeklini belli eden dar kıyafetler giyiniyor. “Başları develerinin hörgücüne benzer… Yani başlarının üzerine onu daha uzun gösteren bir şey koyarlar…” Bu caiz değildir. Peygamber s.a.v. diyor ki: ”Başları develerinin hörgücüne benzer kadınlardır!” Yani develerin sırtındaki hörgüç gibi yüksektir. “Bunlar cennete giremezler, onun kokusunu dahi duyamazlar! Kuşkusuz onun kokusu şu kadar, şu kadar mesafeden alınır.” buyurdu’.
Ey kardeşim hicabı giyip örtün ama Allah subhane ve tealanın razı olacağı şekilde örtün. İnşallah gelecek haftaya bir başka tavsiyede bulunmak üzere tekrar buluşmak üzere Allah sizleri bereketli kılsın ve sizleri hayır ile mükâfatlandırsın.

Genç Muvahhide

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP BIRAK