Kategoriler
Ana SayfaKadın ve CihadSuriye Günlükleri 7: ‘’ Sabrettiğiniz İçin Size Selam Olsun. Ahiret Yurdu Ne Güzeldir!’’ Rad Sûresi / 24.

Suriye Günlükleri 7: ‘’ Sabrettiğiniz İçin Size Selam Olsun. Ahiret Yurdu Ne Güzeldir!’’ Rad Sûresi / 24.

Suriye Günlükleri 7: ‘’ Sabrettiğiniz İçin Size Selam Olsun. Ahiret Yurdu Ne Güzeldir!’’ Rad Sûresi / 24.

Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah’a Mahsustur. Salat Ve Selam Kendisinden Sonra Peygamber Olmayan Muhammed’in (s.a.v) Üzerine Olsun…
‘’Hiç şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever’’ Saff / 4
Yazılarımı genelde yalnız kaldığım zamanlarda kaleme almayı tercih ediyorum. Bu bölümü yazarken yine 5 gündür eşim yok. Her an her türlü haberi alabileceğimi bilerek, sabır ve dua ile yaşıyorum ve yaşıyoruz bu topraklarda.
Karşılaşılabilinecek sorunlardan, ve yaşanılan şahit olunan sıkıntılardan sonra en güzel kısmını da yazmak gerekir diye düşünüyorum. Ve yazılarımı takip eden abimin de ‘’sen bizim yüreğimize mi indireceksin, artık özledik gel’’ diye sitem etmesine karşılık, bir nebze de olsa yüreğine su serpmek istiyorum.
Cihad topraklarında bazı şeyler artarken bazıları da eksiliyor elbette. Şöyle ki; ilminiz, imanınız, ibadetiniz, dualarınız, rızkınız, şükrünüz hamdınız ve muhabbetiniz artıp ziyadeleşirken, dünya ve mal sevgisi, ölüm korkusu, rızık kaygısı azalıyor, gözünüzde ve kalbinizde.
Allah’ın Rahmetini ve yardımını her an hissettiğimiz cihad topraklarında yaşamak…
Böylesi bir hayatı yaşamayı nasip ettiği için her gün defalarca şükrediyoruz Rabbimize. Evet bazen ciddi sıkıntılar yaşayabiliyoruz, ailemize olan özlemimiz çoğalıp gözümüzde sürekli bir damla yaş ile dolaştığımız da oluyor. Fakat Allah’ın rahmeti serinletiyor kalpleri, göz yaşarıyor kalp hüzünleniyor ve Allah’ın Rahmeti tecelli ediyor, hüzünlenmiş kalplere.
Yaşadığımız her olayın, yani hayatın tamamının bir imtihandan ibaret olduğunu, ve ya kazanan ya da kaybedenlerden olacağımızı elbette hiç aklımızdan çıkarmıyoruz.
Cihad beldeleri, ölümü size en çok hatırlatan ve hatta hiç gündeminizden çıkarmadığınız topraklar aynı zamanda. Ölümü bu kadar yakında hissederken kavga, tartışma ve küslüklerden de kendinizi uzak tutmaya çalışıyorsunuz. Hep şu düşünce oluyor zihninizde; “ya barışacak, helallik dileyecek zamanım olmazsa, ya bir daha göremezsem?” Evet bu düşünce ile geçiriyoruz her anımızı. Türkiye’deki arkadaşlarıma sıklıkla söylediğim ve içinde latife olan bir söz var, ”ağız tadıyla kavga edilemeyen yere cihad beldesi denir” diye.
Ve eşi ile sıkıntılar yaşadığını anlatan bazı kardeşlerime de zaman zaman nasihat etmişimdir. Cihad beldelerindeki Rahmete koşun, o topraklarda öyle bir rahmet tecellisi var ki, erkekler eşlerinin Allah’ın bir emaneti olduğunu asla unutmadan davranıyor, kadınlar ise sabah uğurladığı eşinin bir daha eve gelemeyecek olduğunu unutmadan itaatte kusur etmiyor. Ve Rahmet yuvanıza tecelli ediyor, muhabbetiniz ziyadeleşiyor.
En son ne zaman sevdiğiniz birinden helallik istediniz?
Evet bizler burada eşimizle olduğu kadar görüştüğümüz her kardeşimizle de sürekli helalleşip, ayrılırken bir daha göremeyecek gibi uğurluyoruz. Zaman kısa, ölüm yakın ve kaybedecek bir saniyemiz bile yokken şu hayatta, size tavsiyem, ölüm gibi en güzel bir nasihati aklınızdan asla çıkarmayın…!
Bizim de sizler gibi normal bir yaşantımız var tabii ki. Mesela, sabah namazıyla başlayan yeni bir gün ile bismillah diyoruz hayata. Bizler de eşimiz için kahvaltı hazırlıyor, onu evden uğurluyoruz. Belki biraz fark olabilir yediklerimizde içtiklerimizde ve eşimizi uğurlamamızda. Sizler sabah işe uğurluyorsunuz, bizlerde uğurluyoruz eşimizi, fakat helalleşerek her defasında. Tartışmalarımız uzamıyor mesela, öyle uzun uzun saatlerce. Bir anda patlayan bir silah ile kendimize gelip yanlışı fark edip sonlandırıyoruz tartışmayı ve gurur meselesi yapmıyoruz özür dileme olayını. Türkiye’de eşine günlük işlerinde yardım etmeyen ya da bir tartışma sonrasında özür dilemeyen birçok kardeşimiz, bu topraklardaki rahmetten istifade edip hayatın müşterek kısmında yardımcı oluyor eşine. Feyzullah Birışık hocamızın bir sözü var ‘’Mücahidler melek değiller fakat Allah’a en sevimli gelenler mücahitlerdir’’ diye, evet hatadan müstağni olan sadece Allah’tır. O sebeple de bazı istisna olan kardeşlerin hal ve hareketlerini yazmıyorum…
***
Sahip olamadığımız ya da mahrum olduğumuz bazı isteklerimizde, sıkıntıya düşmüyor hatta tuhaf ama bir o kadar da samimi bir duygu ile sevinç oluyor kalbimizde. Dünya hayatında vazgeçtiğimiz tüm fani nimetlerin baki hayatta önümüze bir hediye gibi sunulacağını bilmek şükrümüze şükür katıyor her defasında.
Türkiye’deki yaşantımızı öğrendiği zaman bazı Ensarlar şaşırıyor ve nasıl bunları bırakıp terk ederek geldiğimizi soruyorlar. Sanılanın aksine birçok mücahit, hayat standartları yüksek bir yaşamı terk edip, ticaretlerin en kârlısını ve hayırlısını Allah ile yaparak geliyor cihad beldelerine. Cihad bilinci ve şuuru olmayan birine buradaki yaşanılan manevi huzurdan ve her an hissedilen rahmetten bahsetmek çok zor. ‘’Ama’’ diye başlayan sorular soruluyor her defasında. Eşim ilk cihada gittiği zaman babası bana gelip şöyle sormuştu ‘’bu çocuk battı iflas etti de mi gitti, yoksa mafya mı musallat oldu, ya da aklî melekesini mi kaybetti ki bu kadar sahip olduğu malı bırakıp gitti?’’ demişti. Ayetle cevap vermiştim, fakat Allah dilemedikçe anlayacak değillerdi elbette. ‘’De ki; Babalarınız, Çocuklarınız, Kardeşleriniz, Hanımlarınız, Aşiretiniz, Kazandığınız Mallar, Durgun Gitmesinden Korktuğunuz Ticaret Ve Hoşunuza Giden Evler Sizin İçin Allah’tan Ve O’nun Rasûlü’n den Ve O’nun Yolunda Cihad Etmekten Daha Sevimli İse Artık Allah’ın Emri Gelinceye Kadar Bekleyin. Allah, Fasıklar Toluluğunu Doğru Yola Erdirmez’’ Tevbe Sûresi / 24
Evet Rahman’ın rahmetini, hayatımızın her alanında hissediyoruz. Mesela; okuduğumuz bir ayeti daha net anlayabiliyor, sanki vahiyle ilk kez karşılaşmış gibi mutlu oluyoruz. Bu konuda da Allah’ın ayetle sabit bir vaadi var elbette ve bu ayeti yaşadığımızı fark edip yine şükre boğuluyoruz. ‘’Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, onları mutlaka yollarımıza eriştireceğiz. Şübhesiz ki Allah, elbette iyilik edenlerle beraberdir’’ Ankebut / 69.   Sahabeler bu ayeti delil alarak ihtilafa düştükleri konuları, o vakit cihatta bulunan diğer sahabelere risale yazarak soruyor ve onlardan gelen sonucu kabul ediyorlardı. Ayet açık ve net Allah yolunda savaşanların, doğru yola iletileceklerini vaad ediyor ve sanki ‘’ihtilafî konularda onların sözlerini dikkate alın’’ deniliyordu. Ferasetinizin açıldığını ve okuduğunuz her ayeti anladığınızı fark etmek sanırım nimetlerin de en güzelidir, değil mi?
Başka bir güzelliği ise yeniden yazılan tarihe tanık olmak. Sınırlar yeniden çizilirken hak ve batıl safları ayrılırken bu olaylara şahitlik ediyor olmak, başka bir güzel tarafı elbette. Ve Rasulullah’ın (sav) ‘’Şam’a Ne Mutlu, Çünkü Rahman’ın Melekleri Onun üzerine kanatlarını geriyorlar!’’ Hadisinde geçen topraklarda olduğunuzu bilmek ise, her attığınız adımın ve her çektiğiniz sıkıntının, size ecir olarak döneceğini hissettiriyor adeta.
Ve sözünde sadakat gösteren yiğitlerin cennet kokularına şahitlik ediyorsunuz bu topraklarda. Ve her bir mücahidin duasını alma arzusunu yaşıyorsunuz kalbinizde. Olur da bir gün şehadet ile rızıklandırılırsa, bir şehidin duası olsun üzerimde diyorsunuz tüm kalbinizle.
Evet Allah, kendi rızasını gözeterek dünya hayatını arkalarına atanları ve zahiren sıkıntılı bir hayatı ebedi âlem’ in huzuru için terk edenleri rahmetiyle kuşatıyor. Hissedilen manevi huzuru inanın ki kelimelere dökmek anlatmak çok zor, hani bazen bazı konular için şu söz söylenir ya ’’Anlatılmaz yaşanır’’ diye, aynen öyle bir durumdayım şuanda.
Herkesin hissedeceği güzellik farklıdır elbette, fakat benim için en güzel tarafı, okuduğum ayetleri anlayabilmek, zulüm coğrafyasında oynanan oyunları daha net görebilmek, kanla yazılan tarihe şahitlik ediyor olmak ve şehitlerin cennet kokularını duyuyor olmak. Ve tüm bunların Allah’ın bir ikramı olduğunu bilerek binlerce kez şükretmek.!
Aklı ve kalbi bizde kalan kardeşlerime, arkadaşlarıma ve aileme diyorum ki; beni merak etmeyin, ben huzurun zirvesinde, Rahman’ın rahmet yağmurları altında, mutlu ve huzurlu devam ediyorum kalan ömrüme. Vesselâm!
‘’ Sabrettiğiniz İçin Size Selam Olsun. Ahiret Yurdu Ne Güzeldir!’’ Rad Sûresi / 24.
‘’Asr’a Andolsun ki, şüphesiz ki insan, gerçekten ziyandadır! Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnadır.!’’ Asr Sûresi.

Zeynep İslam  – Halep / Kafr Hamrah / Genç Muvahhide

Twitter: @Ahde_Vefa__

Paylaş:
Yorum
  • Allah razi olsun

    26 Kasım 2015
  • Abla seni öz ablam ve habib abiyide öz Abim gibi seviyorum. Sizler ile beni kardeş kılan Allah’a hamd olsun. İslam böyle güzel bir din işte . Siz bilmesenizde aynı anne ve babadan olmayan bir kardesiniz namazlarının ardından sizlere dua ediyor. CazakAllahu hayran.

    29 Kasım 2015

Yorum Bırak