Kategoriler
Ana SayfaGenelSuriye Günlükleri-1

Suriye Günlükleri-1

Suriye Günlükleri-1

Savaşı hep erkeklerden dinledik, şimdi bir bayanın gözünden Suriye cihadına bakacağız.Onlar; mücahid olan eşlerinin arkasında saf tutmuş, savaşın gizli tanıkları…Suriye’ye hicret eden ve bir süredir eşi ile birlikte orada yaşayan, gittiği ilk günden itibaren savaşı her yönü ve bütün gerçekliğiyle ‘Suriye Günlükleri’ başlığı altında kaleme alan Müslüman bir hanım kardeşimizin yazı dizisini Genç Muvahhide okurlarına sunuyoruz;
****
Şam Topraklarından Ruhu Zeyneb’lere Selam Olsun !
(Suriye’ye İlk Adım )
Bir zamanlar Çeçen cd’lerinde Rus askerlerinin infaz görüntülerini izlerken , ”böyle bir vahşet olamaz siz bu dini yanlış anlamışsınız” diyerek gözyaşı döküyordum Rus askerlerine…
Cihad, hicret, tevhid kavramları yoktu hayatımda. Sonra Allah’ın rahmeti tecelli etti ve Tevhid dinine iman ettim. Artık hayatımda yeni yeni kavramlar vardı, fakat bunlar öylesine kelimelerden oluşan kavramlar değil bizzat iman etmeyi de gerektiriyordu.
Cihad ve hicret… Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, hal-i hazırda cihadın devam ettiği topraklara hicret olmaz, Ribatta olup kurulacak bir İslam devletini bekleme ve cihad topraklarında ki ecre ortak olma niyeti olabilir ancak.
Hicret emin beldelere dininin gerektirdiği kurallar bütününü daha rahat yaşayabilmek için yapılan bir baş kaldırıdır aslında, başı meşakkatli sonu ise Rahmet olan çileli bir yoldur hicret.
İlk Suriye’ye geçiş yapacağım zaman, sınırda olup bitenden bi-haber olduğum için kendi içimde ciddi bir korku yaşamıştım. Sınırda görevli askerin üzerime silah doğrultup ”Bu kadını burada öldürsem,kafasını gözünü yarsam,tanınmayacak hale getirsem bana kim ne yapabilir ki, burada devlet benim” sözleri korkumu iyice arttırmıştı ki, Türk olduğumu ve az önce söylediği tüm sözleri de anladığımı fark edince çark edip ortamı yumuşatmak adına sınırdan geçişimize o an müsaade etmişti.
Evet artık Rasul (s.a.v) müjdeli Şam topraklarına ayak basmış hiç bilmediğim bir ülkede enkaza dönmüş evlerin ve yıkıntılarla kaplanmış yolların arasından Haleb-Şeyhneccar bölgesine doğru yol alıyordum.
Haleb merkez hapishanesine yakın bir bölgede olduğum için ilk günler yine ciddi korkular yaşamış her geçen uçakta artık ölüm geldi diyordum. Hamdolsun uzun sürmedi yine Allah’ın Rahmeti tecelli etti ve bir hafta içinde ortama ve ortamın gerektirdiği her olaya karşı sağlam bir duruş edindim.
Bir zamanlar Cd’lerden izlediğim ve asla kabul etmediğim cihadın tam ortasındaydım artık.
Bir çok ameliyeye şahidlik etmeyi nasip etti Allah. Benim için bir staj yeri olmuştu Haleb, gerçekten Şam topraklarında ki ecre ortak olmak, ”bende oradaydım Ya Rabb” diyebilmek için mi burada kalmayı istiyormuydum, yoksa farklı bir heyecanı yaşamak için mi buradaydım.
Evet sırf hayatınızda bir heyecan olsun adranalin olsun diye yaşanacak yerler değil cihad beldeleri; İman istiyor, tevekkül istiyor, sabır istiyor.
Ruhu Zeyneb’lere selam olsun demiştim ilk başta, peygamber torunu Zeyneb’in  hz hüseyin’in şehadetinden sonra esir olarak dolaştırıldığı Şam topraklarında onun ruhunu yaşatıp bize miras bıraktığı, ”Kadında olsanız asla zulme sessiz kalmayın sadece ve sadece Allah’tan korkup tüm yezidlere karşı kıyamda olun, haksızlık karşısında asla susmayın,Erkeklerinizin şehid edildiği yerde onların sancağını alıp yola devam edin” işte ruh bu, iman da bu,  Şam Cihadında cihad edecek bir mücahid kalmadığı zaman da, onların şehid düştükleri yerden mücadeleye  ve zulme karşı kıyama kalkmada biz de buradayız diyeceğiz, Zeyneb-i bir ruhla…

Twitter:@Ahde_Vefa__

Zeynep İslam / Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum
  • Allah bizlere de oralara gitmeyi nasip etsin İnşAllah

    13 Ekim 2015
  • Rabbim ruhu Zeyneplerden olmayı Hicretin kıymetini bilenlerden etsin ve Şam topraklarını biz kardeşlerine de nasip etsin.

    13 Ekim 2015
  • İman,tevekkül, sabır ….

    14 Ekim 2015
  • Gerçek yaşananlar bu kadar güzel kaleme alınır Tevekkül,iman ve sabırla…

    14 Ekim 2015
  • Yaşananlar acı anlatım güzel… Tevekkülle,sabırla,imanla…

    14 Ekim 2015
  • Allah seni başımızdan eksik etmesin. Ne güzel anlatmışsın. Insan birini ne kadar daha özleyebilir ki :/

    14 Ekim 2015
  • 🙂 Allah senden razı olsun. Maşallah

    14 Ekim 2015

Yorum Bırak