Kategoriler
Ana SayfaGenelSosyal Medyada Kadın

Sosyal Medyada Kadın

Sosyal Medyada Kadın

Sosyal Medyada Kadın

Sürekli gelişen ve değişen teknoloji çağında, kendimizi ifade edebilmek, sosyalleşebilmek, reel hayatımızda fikirlerimizi ulaştırabilme imkanımızın olamayacağı kadar geniş bir kitleye anlatabilmek, farklı düşünen insanların düşüncelerinin altında yatan neden ve sonuç ilişkilerini gözlemleyebilmek ve hatta yanlış olduğunu düşündüğümüz fikirlerin sahiplerini hakikat ile tanıştırmak adına insâni ve vicdâni hamleler yapabilmek, Allah’ın izni ve şahsi çabalarla sahip olunan ilmî konuları, yolun başında, yolun dışında veya yanlış yolda olanlar ile paylaşabilmek için teknolojinin sunduğu imkanlardan faydanlanmak ihtiyacı hissediyoruz. Bu insâni bir refleks olup; her çağın imkanları dâhilinde, insanlık tarihi boyunca başvurulan bir haberleşme, bilgi paylaşımı, tanınma, tanıtma, tebliğ etme, karşı çıkma, düzeltme, toplulukları yönlendirme dürtüsünden ileri gelmektedir.

İnternetteki paylaşım sitelerinin “sosyal medya” olarak adlandırılmasının izâhı da pek tabî bu sebeplere dayandırılarak yapılabilir. Ancak şu hakikati de gözden kaçırmamak gereker ki; sanal denilen internet ortamının sanal olan yanı, birebir iletişimde olunmayışı ve bize sunulan profilin, kişinin hayal gücüne göre, realiteden farklı olarak da şekillenebiliyor olması. Özel hayatımızda tanımadığımız, iletişim kurmadığımız, yalnız paylaşımları doğrultusunda hakkında fikir ve bilgi sahibi olduğumuz, çoğunun cinsiyetinin bile yüzde yüz garanti edilemeyeceği insanlar ile aramızda mutlak sûretle bir mesafe ve sınır olmalıdır. Özellikle genç ve gerçek hayatın hengâmesinden bihaber, tecrübesiz ve inşaAllah iyi niyetli olan hanım kardeşlerimizin ve genel anlamda tüm kadınların sosyal paylaşım sitelerinde keskin ve sert çizgilirle sınırlandırdıkları bir profil çizmeleri gerekmektedir. Maksadımız ve davranışlarımız İslâmi çerçevenin dışına asla çıkarılmamalı. Unutulmamalıdır ki; teknolojik bir araç vasıtasıyla kimliğimizi mahlas ile ve cismimizi de farklı görseller ile saklayabiliyor olmamız, bizlere İslam dairesinin sınırlarını esnetme hakkı vermiyor. Yüz binlerce takipçimiz olsa ve kimliğimizi, cismimizi hepsinden muhafaza etmeyi başarabilsek dâhi, paylaşımlarımızı, üslûbumuzu, kim olduğumuzu, neye benzediğimizi, neyi ne maksatla yazdığımızı şüphesiz çok iyi bilen Allah subhanehu ve teâla var, elhamdulillâh. Okulda, çay bahçesinde, çarşıda, toplu taşıma araçlarında, yolda sokakta, kısaca evimiz dışında kalan umumi ortamların hepsinde davranışlarımız hususunda sahip olduğumuz tüm İslâmi hassasiyetlere, sosyal medyada da özenle sahip olmalı, desteklemeli ve bunda ısrarcı olmalıyız.
Zîrâ “sosyal medya” farklı dinlerden, farklı mezheplerden, farklı zihniyetlerden, farklı niyetler taşıyan, bize yabancı milyonlarca erkeğin ve kadının aynı anda yürüdüğü “sokak” hükmündedir.

“Ey inananlar, kendinize dikkat edin. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yaptıklarınızı size O haber verecektir.” (Maide, 105)

Esselamu alâ menittebeal Hudâ

Zehrâ Hanzade

Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak