Kategoriler
Ana SayfaKadın Öncü ŞahsiyetlerSevde binti Zem’a Radiyallahu Anha

Sevde binti Zem’a Radiyallahu Anha

Sevde binti Zem’a Radiyallahu Anha

Mü’minlerin Annesi Sevde (Radiyallahu Anha) Kureyşli ve Amiriyelidir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hatice (Radiyallahu Anha)’nın vefatından bir ay sonra Şevval ayında nikahladığı ilk hanımıdır ve Sevde (Radiyallahu Anha), Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte, Aişe (Radiyallahu Anha) ile zifafa girinceye kadar üç yıl veya biraz daha fazla bir süre tek kadın olarak yaşamıştır.

Kendisi yüce soylu ve iri yapılı bir hanımefendi idi. İlk kez Süheyl bin Amr’ın kardeşi Sekran (Radiyallahu Anh) ile evlenmişti. Her ikisi de ilk Müslüman olanlardandı. Mekkeli müşriklerin zulümleri dayanılmaz hale gelince Habeşistan’a hicret ettiler. Orada Sekran (Radiyallahu Anh)’ın hastalanması üzerine Mekke’ye geri döndüler. Bu hastalık neticesinde kocasının vefatıyla dul kalan Sevde (Radiyallahu Anha) ile Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlendi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu dönemde kendisinin nübüvvet görevini ilk anlayıp doğrulayan, kalbine huzur ve sükunet vermekten kaçınmayan, yaşadığı sürece onu zevce sevgisi ve şefkatiyle kuşatan çok sevdiği eşi Hatice (Radiyallahu Anha)’nın vefatı sebebiyle sıkıntıdaydı. Yaşları küçük olması sebebiyle çocuklarına hem analık hem babalık yapmak durumundaydı. Ayrıca kendisini sürekli himaye eden amcası Ebu Talib’in vefatı da bu dönemde meydana gelmiş ve bu sebeple müşrikler zulümlerini arttırmışlardı.

Bu ve benzeri sebeplerle ortaya çıkan durumda Sevde (Radiyallahu Anha)’ya düşen görev önemli olduğu kadar ağırdı da. Çünkü o da, bir kadın için oldukça sıkıntılı bazı aşamalardan geçmiş ve yıpranmıştı. Şöyle ki; memleketini terk ederek halkını, dilini, dinini, örf ve adetlerini bilmedikleri bir beldeye hicret etmek zorunda kalmış, bir süre sonra orada kurdukları düzeni terk ederek Mekke’ye zorunlu dönüş yapmış ve kısa süre sonra da hayatının önemli bir parçasını teşkil eden eşini kaybetmiş ve dul kalmıştı.

Bu dönemde kendisine gelen evlenme teklifi, her iki taraf için de sıkıntılarını azaltmak ve ihtiyaçlarını gidermek için bir fırsat olmuştu. Velhasıl öyle de oldu, birbirlerine destek oldular, acılarını unuttular. Sevde (Radiyallahu Anha) hiçbir zaman Hatice validemizin yerini tutma iddiasında değildi. O, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in evine gönlü alınmak ve aynı zamanda amcaoğlu olan kocası Sekran (Radiyallahu Anh)’ın ölümü dolayısıyla taziye edilmek için girmişti.

Ama bu ona dokunmadı. Sevgili eşinin onu bu mevkiye yükseltmesi, dul ve yaşlı bir kadın iken ‘Mü’minlerin Annesi’ yapması yeter de artardı bile. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in evinde bir yerinin olmasına, onun kızlarına analık yapıp eşinin zaten ağır olan yükünü birazcık olsun hafifletebilmesine dünden razıydı.

Sevde (Radiyallahu Anha) çok ibadet eden, zahide ve takvalı bir kadındı. Aişe (Radiyallahu Anha) onun hakkında şöyle demiştir:

“Sevde binti Zem’a kadar bedenine sahip olmak istediğim başka bir kadın yoktur. Ancak kendisinde hiddet bulunan bir kadındı.”

Müslim 1463/47

Sevde binti Zem’a (Radiyallahu Anha) yaşlandığında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’nin, diğer eşlerine gösterdiği ilgi ve sevgiyi ona gösterememe korkusu sebebiyle kendisini boşamak istediğini anlayınca kendi nöbetini Aişe (Radiyallahu Anha)’ya tahsis etmiş ve:

“Ya Rasulallah! Ben senden hakkım olan nöbet günümü Aişe’ye hibe ettim beni boşama ve nikahında tut. Vallahi benim bir kocaya ihtiyacım ve hırsım yok. Ancak kıyamet gününde Allah’ın beni senin hanımın olarak diriltmesini istiyorum” demişti.

Bunun üzerine:

“Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh daha hayırlıdır.” Nisa 128. mealindeki ayet indirildi.

Tirmizi 3230, Müslim 1463/47, El-İsabe 8/117

Sevde (Radiyallahu Anha), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Veda Haccı’nda bulundu. Kendisi iri yapılı, ağır hareket eden bir kadın olduğu için bayram günü sabahı insanların izdihamından önce kendisinin Müzdelife’den Mina’ya gitmesi için izin istedi ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de ona izin verdi. Böylece bu durum zayıf kimselerin Mina’ya erken dönmelerine ruhsat oldu.

Buhari 1600, Müslim 1290/293

Sevde (Radiyallahu Anha) bu haccından sonra da, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:

“Artık bu, hasırların ortaya çıkışının sonudur” sözünü, ihtiyaç olmadıkça evinden dışarı çıkmaması gerektiği şeklinde değerlendirdi ve ortağı Zeynep binti Cahş (Radiyallahu Anha) ile birlikte hareket ederek bir daha haccetmedi.

Ebu Davud 1722, Münziri et-Terğib ve’t-Terhib 3/49

Sevde (Radiyallahu Anha) 5 hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de Abdullah ibni Abbas ve Yahya bin Abdullah el-Ensari hadis rivayet etmiştir. İbnu’l-Cevzi’nin bildirdiğine göre hicri 54 senesinde, İbni Ebi Hayseme’ye göre de Ömer (Radiyallahu Anh)’ın hilafetinin son dönemlerinde vefat etmiştir.

Sevgili annelerimizden Sevde binti Zem’a (Radiyallahu Anha) Allah’a olan samimi kulluğunun ve İslam’a olan bağlılığının karşılığını, ömrünün yaşlı günlerinde, dünyada iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nikahı altına girerek ve ‘Mü’minlerin Annesi’ sıfatını alarak mükafatlandırılan şerefli bir İslam kadinidir.

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak