Kategoriler

Şehid

Şehid

(Suriye’de 2016 yılında şehid düşen Selman Gaffaroğlu anısına)

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم , بسم الله الرحمن الرحيم

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile.

‎كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Ankebut-57)

Nefis soğuk sular ister.
Nefis güzel içecekler güzel yiyecekler ister.
Nefis güzel evler, güzel eşyalar ister.
Nefis güzel kadınlar, güzel eşler ister.
Nefis güzel arabalar, güzel çocuklar ister.
Nefis zengin olmak, başarılı olmak, şöhret sahibi olmak ve daha sayısız maddi tatmin ister.
Nefis doymaz;
Ve her nefis ölümü tadacaktır.
Yani her nefis ne kadar lezzet alırsa alsın, neyi tadarsa tatsın, nereye kadar yaşarsa yaşasın en sonunda ölümü tadacaktır.
Aldığı alabileceği her bir lezzetle, her bir güzelliğe olan iştahı/iştiyakı/isteği/şehvetiyle var olan nefis bir de ölümü tadacaktır.
Nefis dünyada acıyı, yokluğu, hüznü, değersiz görülmeyi, kaybetmeyi de tadar; ama yokluğu tattığında varlığı; hüznü tattığında sevinci özler. Değersiz görüldüğünde değerli bulunmayı, kaybettiğini bulmayı özler ve ister.

Fakat güzel ve kötü olan her şeye böylesi güçlü arzu duymasıyla meşhur o nefis ölümle karşılaşınca,
her zerresi ile ölür…
O istek ve arzular sonsuza dek tek tek ölür. O istemediği acılar, yokluklar, hüzünler, kayıplar… hepsi tek tek ölür.
Güzel ve çirkin olan ne varsa artık yoktur, manasızdır.

‎وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz şuurunda değilsiniz (hissedemezsiniz). (Bakara suresi -154)

Peki ya şehidler?
Şehidlerde nefis yok mu?
Evet, şehid ölüm nedir bilmeyecek.
Çünkü onlar daha can bedenden ayrılmadan nefislerini sattılar.
Gözleriyle elleriyle ayaklarıyla bütün vücutlarıyla tek olan, bir olan Allah’a adadılar varlıklarını.
Soğuk sulara olan arzularını cennet nehirlerine olan arzuları ile değiştirdiler.
-Kardeşimin sularımızın içinde siyah organizmalar var diyerek gülümsediğini hatırlıyorum.-
Su ne ki, güzel kadınlara olan arzularını
Allah’ın kendileri için yarattığı
güzel gözlü hurilere değiştirdiler daha aramızdan ayrılmadan.
Güzel evlere olan arzularını cennet saraylarıyla
Güzel arabalara olan arzularını cennet binekleriyle değiştirdiler daha gitmeden.
İnsanları memnun ve razı etme gayretini tek ve bir olan Allahı razı etme gayreti ile değiştirdiler.

Şehid bedenini, şehid zamanını, şehid dünyasını daha canını teslim etmeden önce bir olan, kendisinden başka ilah olmayan, eşi benzeri ve ortağı olmayan tek Allah’a verdi.
O yüzden şehidler daha nefisleri ölümü tatmadan önce
kendi rızalarıyla geçip gittiler nefislerinden…
Bir daha da Allah’a özlemle kavuşuncaya kadar dönüp geriye bakmadılar.

Cennete giden hiç kimse dünyaya dönmek istemezdi.
Bir tek şehid, cennetin yüksek makamlarına nail olmuş şehid;
dünyanın kendisi için değil de,
Rabbine adanmış bedeniyle tekrar savaşıp tekrar şehid olmak için dönmek istedi.
Kendi nefsini kendi eliyle Allah’a teslim etmenin
ve Rabbinin canını kabul etmesinin o eşsiz benzersiz tarifsiz lezzetinin
-ne dünyada ne ahirette-
bir daha asla bulamayacağı
bambaşka bir güzellik ve lezzet olduğuna şahid oldu
şehid.

“Hiç kimse, cennete girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyaya dönmeyi arzu etmez. Yalnız şehitler gördükleri hürmet ve ikramdan dolayı dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler.” (Buhari ve Müslim)

Meryem Nur

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak