Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetMüslümanın ahlakı

Müslümanın ahlakı

Müslümanın ahlakı

Esselamu aleykum ve rahmetullah
Ahlak nedir? Kur’an ahlakı nedir ve müslümanın ahlakı nasıl olmalıdır?
Ahlak kişilere, toplumlara, kültürlere, inançlara göre görecelidir. Kavram olarak kısaca ahlak, halk arasında doğru ve haklı olan zorunlu olan davranış biçimidir. Kur’an ahlakı ise fıtratıyla doğru orantıda Allah korkusu ile birlikte Kur’an’ı teoriden hayata geçirmek, bir beşer olarak hata ve eksiklikleriyle beraber güzel hasletleri kendinde toplamak, özelde ve toplum içinde davranışlarını şeriat çizgisinde tutmaktır.
Şüphesiz bu konuda da bize örnek teşkil edecek yegane kişi Allah Rasulü sallallahu aleyhi vessellem’dir.
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem 4)
Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 8, Ahmed b. Hanbel 2/381)
Resule itaat eden kişi aslında Allah’a itaat etmiştir.” (Nisa 809

  • Mümin kişi öncelikle Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba, kadere ve peygamberlere gönülden iman eder, gönülden sevdiği malı Allah aşkıyla akrabalara, yetimlere, yoksullara, yolculara, yardım için el açanlara harcar, namazı kılar, zekatı verir, ahdine vefa gösterir. (Bakara 177)
  • Hakkı bile bile gizlemez. (Bakara 42)
  • İnsanların kusurlarını affeder, darlıkta ve bollukta infak eder öfkelerini yenerler.(Ali İmran 134)
  • Yalnızca Allah’a dayanıp güvenir. (Mücadele 10)
  • Yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürür. (Furkan 63)
  • Zinaya asla yaklaşmaz. (Furkan 68)
  • Namazını huşu içinde kılar. (Müminun 2)
  • Boş şeylerden tümüyle yüz çevirir. (Müminun 3)
  • Namusunu korur. (Müminun 5)
  • Anne babasına öf bile demez, gereksiz yere harcama yapmaz, sözünde durur. (İsra 23)
  • Kötü zandan ve gıybetten kaçınır. (Hucurat 12)
  • Mümine karşı yumuşak, kafire karşı serttir. Kınayıcının kınamasından korkmaz. (Maide 54)
  • Allah anıldığı zaman kalbi titrer. (Enfal 2 )

“Müminlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanıdır.” (Buhârî, Edeb, 39)
“Kıyâmet günü, mü’minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah Teâla Hazretleri, çirkin düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder.” [Tirmizî, Birr 62, (2003, 2004); Ebu Dâvud, Edeb 8, (4799)
“Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlakça en güzel olanlarınızdır. Bana en menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır.”
(Cemaatte bulunan bazıları): “Ey Allah’ın Resulü! Yüksekten atanlar kimlerdir?” diye sordular.
“Onlar mütekebbir (büyüklük taslayan) kimselerdir!”cevabını verdi. [Râvi: Cabir, Tirmizi, Birr 77, (2019)]
“Mü’minler arasında imanca en kamil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.”[Râvi: Ebu Hüreyre, Tirmizi, Rada 11, (1162); Ebu Davud, Sünnet 16, (4682)]
Bu ayetler ve hadisler ışığında kendimizi sorguya çekelim. En çokta toplum içinde kardeşlerimize karşı nasılız bunu düşünelim. Gerçekten zandan sakınabiliyor muyuz? Bir kardeşimizi gördüğümüzde, duyduğumuzda aklımızda tilkiler dolaşıyor mu? Hüsnü zannımızı ve saf niyetlerimizi kayıp mı etmişiz..?
İslam ümmetinin vahdete en çok ihtiyaç duyduğu şu zamanda bunu düşünerek kardeşlerimizin hatasını görmezden gelebiliyor muyuz? Ümmet bu kadar mezhepçiliğe, cemaatçiliğe, tefrikaya düşmüşken kardeşlerimizi eleştirecek lüksümüzün olduğunu düşünebiliyor muyuz?
Gıybetten, kardeş eti yemekten kaçınabiliyorsak eğer, gıybete devam edilen ortamlardan İslam ahlakımızı göstererek çıkıyorsak evet, hem ahlakımızdan hemde ümmetimizin kurtuluşundan ümit ederiz. Boş işlerden tümüyle yüz çevirebiliyorsak, söyleyeceklerimizi ölçüp tartıyorsak, iki düşünüp bir söylüyorsak, ahlaklı olma yolundayız diyebiliriz. En önemlisi kardeşlerimize hased etmiyorsak, kendimiz için olan iyiliği onun içinde istiyorsak, bize yapılan nasihati kabullenip kibirlenmiyorsak ahlakımızdan konuşabiliriz. Rabbimize, ailemize, eşimize, evlatlarımıza, akrabalarımıza, dostlarımıza, cemaatimize ve hatta düşmanımıza karşı davranışlarımızı şeriat çizgisinde tutabiliyorsak- tutmaya çabalıyorsak ahlakımızda bahsedebiliriz. Zayıf olduğumuz bu zamanda gerçekten ümmetin yararına hareket edebiliyorsak, elimizden gelen imkanı ümmet için kullanıyorsak, kardeşlerimizi gözetiyorsak İslam ahlakından söz edebiliriz.
Ahlakımızın kalitesini haramdan, nefsimizin meylettiklerinden kaçındığımız kadar ölçebiliriz. Kardeşlerimizi tenkit etmeden önce şahsımıza çeki-düzen verirsek, önce kendi enaniyet ve (nokta kadar bile olsa) kibrimizi kırarsak toplumda iyileşme başlar. Şahsi hatalarımızı en aza indirger ve ahlaklı bir kişiliğe sahip olursak insanlara nasihat edebilir örnek olabiliriz.
Maalesef günümüzde kendi içimizde yaşadığımız en büyük sorunlardan biriside kardeşlerimizi ‘öteki’leştirmek, aynı cemaatin içindeki kardeşlerimizi sahiplen(e)memek. Ümmetimiz bunca zulüm görmüşken, kardeş eli beklerken, kendi içinde bir olamamız, başkalarının hatalarını eleştirme hakkına sahip olduğumuzu düşünmemiz.
Bu tür hasletleri kendimizden atıp, İslam ahlakını giydiğimiz zaman iyileşeceğiz vesselam.
                                                       Atike Vera / Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak