Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetMüslüman kadın için; Tesettür

Müslüman kadın için; Tesettür

Müslüman kadın için; Tesettür

Müslüman kadın için; Tesettür

“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar; görünmesi zaruri olanların dışında ziynetlerini açmasınlar ve başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar; ziynetlerini, kocalarından veya babalarından yahut kayınbabalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut kardeşlerinden yahut kardeş oğullarından yahut kız kardeş oğullarından yahut kendi kadınlarından yahut sahibi bulundukları cariyelerden veya uyuntu (şehvetten yoksun) erkek hizmetçilerden veya henüz kadınların şehvet uyarıcı taraflarından habersiz çocuklardan başkasına göstermesinler; gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz Allah’a tevbe edin ki, mutluluğu bulabilesiniz. (Nur, 31)
“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Ahzab,59)
Tesettürde ölçü
Tesettür; kadının süsünü, çekiciliğini, ziynetlerini kendisine haram olanlara yani evlenmesi haram olmayan kişilere göstermemesi, örtmesi ve gizlemesidir. Bu gizleme, örtme; çekici, ışıltılı, dikkat çekici bir elbiseyle Yapılmaz. Tesettür için kullanılan elbisenin öncelikle gösterişsiz, sade ve uygun bir renkte olması gerekir. Siyah, kahverengi, lacivert, gri gibi koyu renkler tercih edilmeli, kırmızı, açık yeşil sarı, mor gibi renkler tercih edilmemelidir.
Örtünün kumaşında dikkat edilmesi gereken ikinci husus ise; kumaşın ince olmaması, iç göstermemesidir, Kalın ve vücuda yapışan cinsten olmamalıdır ve örtü olarak kullanılacak elbisenin kesinlikle vücut hatlarını belli etmeyecek, vücuda oturmayacak bollukta olması gerekmektedir. Başörtüsü olarak kullanılan kumaşın yaka kısmı sarkıtılmalı, dirseklere kadar uzun tutulmalıdır.
Mümin kadının örtüsü, hayatının akışına asla engel değildir. Ancak İslam düşmanları, kadının örtüsünü öne sürerek İslam sanki kadının hürriyetini engelliyormuş yaygarası koparırlar.
Hürriyet; insanın, izzetini, namusunu, ırzını koruyabilmesi onlara saldırılmamasıdır. Dolayısıyla kadın da izzetini, namusunu ve ırzını ancak Allah’ın emrettiği örtü ayetiyle sağlayabilir. Oysaki kendini medeni zannedenler, özgürlükçüyüz diyenler; izzetsizliği, iffetsizliği, Allah’ın haram kıldığı her türlü işi meşrulaştırmayı özgürlük ve hürriyet zannediyorlar.
Yeryüzünde hiç kimsenin hür bir şekilde namussuzluk yapmaşı, ahlaksızlık yapması özgürlük ve hürriyet olarak kabul edilemez. Bu sadece onların kendi uydurdukları zanlarıdır.
“Bunların bir de ümmî kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.” (Bakara, 78)
Tesettür, sadece dışarıda olması gereken bir kıyafet değildir. Eğer kadının bulunduğu yere haram olan erkekler girip çıkıyorsa kadın evinde de bu kimseleri tesettür elbisesi ile karşılamalıdır. örneğin eşlerimizin erkek kardeşleri (kayın), amca ve hala çocuklan, dayı ve teyze çocukları gibi. Nikâh düşen kişiler eve misafir olarak kabul ediliyor ise öncelikle karışık ortamlarda oturulmamalı, eğer bu imkan sağlanamayacaksa kadın dışarıya hangi kıyafetini giyiyorsa o kişileri de aynı elbiseyle karşılamalıdır. Ancak uygun olan aynı ortamda bulunmayıp harem ve selam olarak ayrılmasıdır.
Genel olarak, yaşadığımız toplumda bu gibi hatalara düşüldüğünü görmekteyiz. Dışarıda dış kıyafet giyen hanım eve gelen yabancı misafir erkeklere ev kıyafeti ile gözükmekte ve bunda bir sakınca görmemektedir. Oysaki onun eve gelmesi bu mahremiyeti ortadan kaldırmaz. Eğer böyle bir karşılaşma olacaksa mutlaka dış elbise giyilmelidir.
Allah’ın haram kıldığı şeylerden biri de kadın ve erkeğin, kendisine evlenmesi helal olan kişilerle yalnız ortamda, kapalı kapılar ardında kalmasıdır.
Nitekim Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü bu takdirde üçüncüleri şeytandır. (Ahmed bin Hanbel)
İki kişinin kalbine vesvese gelmese bile dışarıdan görenlerin aklına şüphe ve fitne tohumları atılır. Bu da insanları zanda bırakmak, zanna teşvik etmektir ki asla doğru değildir.
Kaynak; Müslüman Kadının Ahlakı / Müslüman kadın için; Tesettür

Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak