Kategoriler
Ana SayfaKadın ve AileKıyamet Alameti; Cariyenin Kendi Efendisini Doğurması

Kıyamet Alameti; Cariyenin Kendi Efendisini Doğurması

Kıyamet Alameti; Cariyenin Kendi Efendisini Doğurması

    Çeşitli biçimlerde anlaşılmış ise de bu yorumlar içerisinde en isabetlisinin, “anneye karşı hürmet ve saygı duygusunun gönüllerden kaybolması” olduğu söylenmiştir.1
     Bu hürmet duygusunun gönüllerden silinmesiyle, Cennet, ayaklarının altına serilmiş olan anneler evlatlarının yanındaki itibarlarını kaybetmişlerdir.Çocuklarının yanında sığıntı bir cariye/hizmetçi gibi olmuşlardır. Duygusuz, merhametsiz hanımefendinin, cariyesine kaba davranmasına benzer şekilde anneler de evlatları tarafından kaba ve saygısız davranışlar görecekler,hakaretlere maruz kalacaklar, horlanacaklardır. Halbuki bir annenin, ciğerparesi evladından işiteceği bir tek kötü söz, dünyada uğrayabileceği, tahammül edilemez en ağır hakarettir. Bu baba içinde böyledir.
     Hadisin konuyu ele alış biçiminde dikkat çeken bir durum var; Hadis-i Şerifte, “cariye” ve “efendi” kelimeleri kullanılarak, dolayısıyla erkek evlat yerine kız evladın anneye bu muameleyi reva göreceği belirtilmektedir. Halbuki kız çocuğu, evlatlar içerisinde anneye en fazla düşkün, en çok bağlı ve yine erkeğe nazaran daha zayıf durumda bulunan kimsedir. Kıyametin kopmasından önce, kızın bile annesine karşı bu tutumu sergileyeceği anlatılırken gerçekte edepsizlik ve saygısızlığın son haddine ulaşılacağı anlatılmış olmaktadır. Peygamber efendimiz, bu acı gerçeği, özgün ifade tarzıyla sadece dört kelimelik bir anlatımla gözler önüne sermektedir. “Cariyenin kendi efendisini doğurması” sözünden anlaşılabilecek en güzel anlam bu olsa gerektir. Nitekim büyük hadis alimi İbn Hacer el-Askalani de bu yorumu tercih etmiştir.2
    Burada anne babalara yönelik gözden kaçırılmaması gereken bir ders de vardır; Hak ettikleri hürmet ve şefkati kendilerinden esirgeyen bu evlatlar yerden mantar biter gibi ortaya çıkmamışlardır. Nihayetinde onlar, anne babalarının ürünüdürler. Duygu, düşünce ve davranışlarının şekillenmesinde ebeveynlerinin katkısı çok büyüktür. Evlatlarının yeme,içme,barınma vs. maddi ve fizyolojik tüm ihtiyaçlarını karşılayan; fakat onların ruh ve gönüllerini aç bırakan… Yine fen,sosyal,matematik vs. insani bilimlerde eğitimleri için bütün imkanları seferber eden; fakat zorunlu manevi eğitim ve gelişimi asgari düzeyde dahi olsa onlara kazandırmak için hiçbir gayret göstermeyen anne babaların veballeri büyüktür. Onlar bu yanlışlarının cezasını hem dünyada hem de ahirette çekeceklerdir. Çocukları her iki hayatta da onları üzüntüye sokacaklardır. Bir keder bitecek ardından daha büyük ve sonsuz bir keder başlayacak; ilahi gerçekler karşısında sorumsuz bir tutum sergileyen anne babaların üzüntüleri hiç bitmeyecektir.
    Çocuklarının Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle donanıp, bu şuurla yaşamaları için elinden geleni yapan anne babalara müjdeler olsun! Onlar tüm gayretlerine rağmen dünya hayatında gözlerini aydın edecek,gönüllerini sevinç ve mutlulukla dolduracak evlatlara sahip olmamışlarsa ve hatta bu evlatlarından hak etmedikleri saygısızlık ve horlanmayı görmüş de olsalar onlara ne gam! Sabrettikleri takdir de evlatlarından görecekleri her tatsız muamele, onların günahlarının dökülmesini ve ahiretteki derecelerinin yükselmesini sağlayacaktır.
    Anne babasına saygısız davranan,horlayıp eziyet eden evladın bilmesi gerekir ki: Anne babasına karşı sergilediği bu zorbaca davranışı büyük günahlardandır. Tevbe edip ebeveyninin gönüllerini almadığı takdirde Allah’ın her varlığa ulaşan engin rahmetinden mahrum olmasına ve O’nun gazabına uğramasına sebep olacaktır.3
 
 

Muhammed İmamoğlu/ Ahir Zaman Müslümanına Notlar

1. İmam Nevevi; Nübüvvet Pınarından Kırk Hadis,Tec. ve Açıklama: A. Lütfi Kazancı,s.37-38,İstanbul, Marifet yayınları

2. İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari Şerhu Sahih’i’l-Buhari.1/130

3. Osman Arpaçukuru, Dinleyin, Cebrail Ne Söylüyor?, Vuslat Dergisi, Sayı:59, Mayıs 2006

   

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak