Kategoriler
Ana Sayfaİlim-İrşad“Kibrin Zehirli Meyvesi: Gıybet” – Sena Bağrıaçık

“Kibrin Zehirli Meyvesi: Gıybet” – Sena Bağrıaçık

“Kibrin Zehirli Meyvesi: Gıybet” – Sena Bağrıaçık

İçimizde yetiştirdiğimiz zehirli bitkilerden:

 

Kibir, zan ve gıybet…

  

Tanıdık geldi mi? Ne kadar uyumlu bir şer ittifakı değil mi?

 

Kibir ne demek? Mesela Rasulullah’ın “içinde zerre miktarı kibir bulunan cennet’e giremeyecek” cümlesindeki kibir ne? kibirli kim? hitap kime? sadece kafirlere mi?

 

Zann ve gıybet kavramlarının kökleri nereye dayanır dersiniz?

 

Önce büyüklüğünü hissedersin karşıdakine karşı, düşünceler yavaş yavaş kibir toprağında büyümeye başlar ki bu büyüttüğün zandır. Sonra karşıdakinin her hareketinde, içinde yetiştirdiğin zann ağacının toprağına uygun şeyleri bulur seçersin. Onları alır tek tek yerleştirirsin toprağına. Sonra müsait bir üçüncü şahıs bulduğun anda yapıştırırsın cümleleri. Cümleler kibir toprağında yetiştirdiğin zannın meyvesi olan gıybetindir.

 

Sizin içinizde ekili olan bir tohumun kurbanı üç kişi olur; en az üç kişi. Siz, gıybeti yapılan ve gıybeti dinleyen. 

 

Psikoloji bilimine göre bu tarz(kibri) düşüncelerin haddini aşmasıyla grandiyöz sanrıları oluşur. Ve genellikle şizofreniye götüren sanrılar arasında yer alır. Grandiyöz sanrıları olan kişi, kendini peygamber, ünlü bir lider, ‘kusursuz’ bir melek gibi hisseder.  Ve kendi gibi insanlarla bir araya gelmek, sadece onlarla iletişim kurmak ister.  Kusursuzdur, kusursuzlarla yaşar kafasında… Kafasının içinde yaşamakla kalmaz diline dolar diğerlerini de. Hani o kendisi gibi mükemmel olamayan diğerleri var ya, dile düşmeyi hak eden, üçüncü şahısların yanında küçük düşürülmeyi hak eden diğerleri…

 

Bak şu gavur psikolojinin söylediklerine bak  sen!

 

Bizde bulunmaz değil mi böyle şeyler?

 

Bulunuyor, hem de insanın en ihtiyaç duyduğu şey olan ‘güven’ duygusu üzerine yapıyor bütün hamlelerini. 

 

İçinizdeki sanrılara teşhisinizi vicadınınız koysun. Müslümanları kibrinizin meyveleriyle zehirlemeyi bırakın.

 

Kaç tane kardeşliği bitirdiniz?

 

Kaç tane insan sizin yüzünüzden ilim halkalarından koptu?

 

Kaç tane insan dolu dolu kitaplıklar, rahleler, miderlerle süslü vakıflarınızdan kopup cafe köşelerinde okumalar yapmak zorunda kaldı ?

 

Peki ya kendiniz ?

 

Allah’ın size bahşettiği o iç derinliğinize düşüp, nefsi nakış gibi işlemek, tanımak ve tanıtmak varken şeytanın hangi lağım çukurunda debelenmektesiniz?

 

 Ömer’in omzuna değen eli hissedip ‘bir yolcu gibi ol’u idrak etmek varken, kimlerin yolculuğunun kusurlarıyla ilgilenmektesiniz ?

 

Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini anarak şükretmek yerine kardeşlerini küçük düşürmek için mi kullanmaktasınız ?

 

Maide suresinde  haram  sayılan şeyleri yemezken,  aynı  kitabın Hucurat suresinde haram sayılan ‘ölmüş kardeşinin etini yemek’ anlamına gelen küçümsemeye, hakkında hoşlanmayacağı şekilde konuşmaya iten sebebi  ya da cesareti nereden almaktasınız ?

 

Sadece Allah’a olan kibir(şirke götüren kibir) mi önemli sizin için?

 

Peki şeytanın ilk kibri kimeydi?  Adem’e…  yalnızca bir insan olan Adem’e.  Sonra ne oldu kibri kendini var eden Allah azze ve celleye yöneldi.  Bu Allah’ın kaçınılmaz bir yasasıdır; yaratılana yönelen kibir(erken fark edilip vazgeçilmediğinde), dolaylı bir şekilde Allah’a yönelmiştir.

 

 

 “Kibir perdedir, Cennet’le mü’minler arasında. Sebepse; kul ile diğer mü’minlerin taşıması gereken bütün diğer güzel huylarının arasına girip onu perdelemesidir. Bu huylar Cennet’in kapılarıdır. Kibir bütün kapıları kapatır. Çünkü kişi kendisi için istediğini din kardeşleri için isteyemez hale gelir. Aynı zamanda ne mütevazi olmaya ne de kini, hasedi, öfkeyi terk etmeye gücü yetmez. Kendisinde kibir kırıntıları olduğu sürece öfkesini yenemez ve başkasının nasihatini kabul etmez. İnsanları küçük görmekten ve gıybetini yapmaktan kurtulamaz.

Ne kadar kınanmış huy varsa kibirli kimse şerefini korumak için onları taşımaya mecburdur! Kötü huylar birbiri ardına gelir ve biri diğerini davet eder.” (ibnu’l Cevzi; Minhacu’l-Kasidin ve Mufidu’s-Sadıkin)

 

Kendisini yalnızca Allah’a beğendirmek için uğraştıkça güzelleşenlere selam olsun.

Sena Bağrıaçık

Genç Muvahhide

Paylaş:
Etiketler
Yorum Yok

Yorum Bırak