Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetGıybetin tanımı ve hükmü nedir?

Gıybetin tanımı ve hükmü nedir?

Gıybetin tanımı ve hükmü nedir?

Hamd Allah’a Mahsustur.
Gıybet (dedikodu), bir kişinin yokluğunda bahsedilmesinden hoşnut olmayacağı hatalarından ve buna gerek de yokken bahsedilmesi anlamına gelir.
Burada, “Kardeşinin kusurlarını başkalarına anlatmak” derken söylemek istediğim bu, o kişiye övgüler etmeyi kastetmiyorum.
Burada ki hitabım kafirler için söz konusu değil, çünkü (Müslüman olmayan) kafir birine karşı gıybet yoktur.
Ben “o yokken” dediğimde o kişinin yanımızdayken konuştuğumuz konuları kastetmiyorum. Çünkü bu en isabetli iki görüşe göre gıybet değildir. Burada, “duysa beğenmeyeceği konuları konuşmak” derken, rahatsız olmayacağı şeylerden bahsetmiyorum.
Burada “gereksiz yerde bahsetmek” derken bunun şer’i (dinen meşru) olan bir nedeni olmalı, öyle ki bir bidate karşı ikaz etmek insanları bu bidatin farkına vardırır.
Aşağıda bahsedilen bu olgulara dikkat etmek önemlidir:
1. Allah’a karşı samimiyet ve Allah’ın rızasını gözetmek.
2. Konuştuğun şeylerin içinde bir fayda var mı yada ilgilendiren konular mı?
3. Konuşulanlar söylenen şeylerin eksiklikleri ile mi sınırlı, hiçbir yararı olmayan konulara fazla girilmemeli.
Alimlere göre meşru bir neden olmaksızın birinin arkasından konuşmak haramdır (caiz değildir). Çoğu bunun büyük bir günah olduğunu belirtir ve yapılan gıybete göre günah derecesi değişir. Bazı gıybetlerin günah derecesi daha fazladır. Bir kişinin Alim (ilim ehli) hakkında gıybet yapması ile bir kişinin cahil insanın arkasından konuşması farklıdır.
Allah svt diyor ki:
“…Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir’’ (49-12)
Sahih Müslim’den rivayetle al-‘Ala İbn‘Abd al-Rahman babasından Abu Hurayrah (Allah ondan razı olsun) Peygamber efendimiz (Allah’ın selamı ve rahmeti üzerine olsun) buyurur ki: “Gıybetin ne demek olduğunu bilir misiniz? Dediler ki, “Allah ve Resulu en doğrusunu bilir.” O dedi ki, ‘’Kardeşinin hoşlanmayacağı bir şeyi söylemek’’ Ona soruldu ki ‘’ Ya söylediklerim gerçekte olan bir şeyse?’’ O dedi ki ‘’ Eğer dediğin doğruysa o zaman gıybet yapmış oldun, eğer dediğin doğru değilse o zaman bühtanda bulundun (iftira ettin)’’.
Ebu Davud ve Navfal İbn Masahib, Sa’eed İbn Zeyd rivayetinden Peygamber Efendimiz (Allah’ın selamı ve Rahmeti üzerine olsun) dedi ki; ‘’ En yaygın tefecilik (riba) başka bir Müslümanın arkasından haksız yere konuşarak onun onurunu kırmaktır.
Ve O (Allah’ın selamı ve Rahmeti üzerine olsun) buyurur ki ‘’ Bu gün, bu ay ve bu topraklar (bu belde) nasıl kutsal ise, canlarınız, mallarınız ve onurunuz öyle kutsaldır. Bilen kişiler bilmeyen kişilere iletmelidir; olur ki ilettiği kişi ondan daha anlayış sahibi biri olur.” (Ebu Bakrah ‘dan hadisle mutabık)
Gıybetin en kötü şekli ve kesin bir dille yasaklanmış hali, bir Müslümanı küçük görmek ve son derecede ona hakaret etmek ve ona saygısızlık etmek ve onun üzerine itibarını (onurunu) kıracak sözler söylemektir. Bu kusurlu bir karakter ve ciddi bir illet (hastalıktır). Bu büyük bir günahtır ve bunu yapan ikaza (uyarıya) veya ağır bir cezaya maruz kalır.
En doğrusunu Allah svt bilir.

Şeyh Suleyman El Ulvan

Al Malhama

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak