Kategoriler

Garipler

Garipler

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’adır. Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’e (sav), ailesine, ashabına ve onun sahih sünnetine tabi olanlara olsun.
Bismilahirrahmanirrahim.
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: İslam garip olarak başladı ve başladığı hale geri dönecektir, o halde müjdeler olsun gariplere” { müslim kitabul ilim}  Hadiste zikredilen gariplerin birçok güzel hasletleri vardır, bunlardan birisi de İslam’ı içten oyup çökertme yoluna adeta kendilerini adamış olan bid’at ve hurafe ehline karşı dik duruşları ve taviz vermeyişleridir.
Garipler kimdir? Hiç şüphesiz bu soru sorulduğunda, İslam Ümmeti adı altında yapılanmış bütün cemaatler bu sıfatı kendilerine nisbet ederler. Müslüman olduğunu iddia edip, bid’at ve hurafeler içerisinde boğulmuş, haktan ve hak yolundan sapmış, aslında İslam ile uzaktan yakından alâkası olmayan bu cemaatler ; kendilerini peygamberin müjdelediği gariplerden görürler. Peki peygamberin müjdelediği hakiki garipler kimlerdir? Müslüman olduğunu iddia eden herkes bu sınıfa girer mi? Elbette hayır. Çünkü Allah Rasulü (sav) garipleri ; “Benden sonra sünnetimden insanların bozduklarını düzeltenlerdir ” diye tarif ediyor { Tirmizi } Allah Rasulü’nün bu sözüne bakarak “gariplerin” aslında az bir kesimden ibaret olduğunu, bid’at ve hurafe ehli dahil tüm dünyanın dışlayıp ötekileştirdiği, çağın olumsuzluklarına ve kınayıcının kınamasına aldırış etmeden peygamberin sahih sünnetini ihya eden ve bu yolda sebat eden azınlık bir grup olduğunu anlıyoruz.
Özellikle günümüzde bid’at ve hurafe ehli cemaatler günden güne artarken, peygamberin müjdelediği gariplere büyük sorumluluklar düşmektedir. İslam’ı en saf ve temiz haliyle günümüze ulaştırmayı başaran, sayılarının azlığına ve kendi asırlarının olumsuzluklarına rağmen, Allah’ın indinde makbul olan İslamı günümüze taşıyan alimlerimizin izinden gidip, onların misyonlarını yüklenmek de asrımızın gariplerine bir görevdir. Yahudi ve Hristiyanlık dinlerine nisbeten İslam dininin aslının kıyamete kadar tahrif edilmeksizin devam edecek olması Allahın bu ümmete lütfudur. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim  ilk günkü saf , taptaze haliyle önümüzdeyken ve peygamberin sahih sünneti de Allah’ın yardım ve lütfuyla bizlere ulaşmışken, İslam’ı saf halinden çıkarıp menfaat, hevâ ve heveslerine göre değiştirmeye çalışanlara en güzel cevap yine Kuran ve sahih sünnettedir. Fakat elbette ki bu evrede muvahhid ve muvahhidelere pek büyük sorumluluklar düşüyor. Gariplerden olmak ve sahih sünneti ihya etmek için daha fazla gayret ve çaba gerekiyor. Hiç şüphesiz ki bu dinin bizlere ihtiyacı yoktur, bilakis biz Allah’ın dinine muhtacız. Rabbimizden bizi İslam dini üzere sabit kılmasını, peygamberin sahih sünnetini ihya eden garipler arasına katmasını diliyoruz.
Selam ve dua ile…

Binti İslam

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak