Evliliğin İlk Yıllarında Yapılan Hatalar ve Çözümleri

0
1928
Evliliğin ilk yıllarının huzurlu geçmesinin gelecekteki huzura büyük katkısı olacaktır. İlk yıllar özellikle de ilk yıl, iki tarafın birbirlerini tanımaları açısından bir çeşit sınama yılı olacaktır. Bunun için erkek ve kadının ilk yılda dikkat etmesi gereken konular ve o konulardaki çözümler unutulmamalıdır.

1. Mizaç Farkı

kadın-erkek-mizaç
Evlilikler, yakın olan bir akraba ile yapılmamaktadır. Evlenenler, tanıyıp bildikleri, çocukluktan beri beraber oldukları biri ile nadiren evlilik kurmaktadırlar. Genel olan, mizacı ve kültürü bilinmeyen biriyle evlilik kurmaktır. Bu nedenle ilk yılda bir yabancılık ve sınama sürecinin yaşanmasının doğal kabul etmek gerekir. Tartışma üretecek konulardan uzak kalınmalıdır. Ortak olan ya da benzer olan karakterler ve zevkler ortaya konmalı, farklılık çıkan konularda da görmezden gelmeye gayret edilmelidir. Hafiye gibi araştırılan özelliklerin musibetle sonuçlanması hâlinde mesuliyet araştıranda kalabilir.

2. Annelerin Müdahelesi

Annelerin, babaların veya yakın akrabanın müdahelesi, büyük oranda yan tesir yapan bir ilaç gibi olmaktadır. Bilhassa otoriter bir aile düzeni kurmaya meyilli erkeğin yanlış anlamalarına sebep olacak bu müdahale, ölçüsü kaçırıldığında daha da ağırlaşan bir sorun halini alabilir. Kaynanaya karışmaması tavsiye edildiği kadar erkeğe de sabrı sürekli devrede tutması, bazı sözleri duymamaya çalışması tavsiye edilmelidir. Bir de öbür anne veya babanın devreye girmesi durumunda yara kapanmaz bir hal alabilir. Bu noktada annelerden biri boşanmayı kışkırtan söz ve davranışlar gösterirse asıl fitne çıkmış demektir. Anneler ve yakınlar, gelinler veya damatlarına doğrudan konuşmayı tercih etmeli, kendi evlatlarını yönlendirmemelidirler. İyi bir anne, uzun bir süre kızının yanına uğrayamayarak onun eşine daha çok sokulmasını sağlayabilir.

3. Erkeğin Eve Isınamaması

eve-ısınamayan-erkek
Erkeğin arkadaşlarının terk edememesi, eve çok geç gelmesi, evdeki kadını otel görevlisi gibi görmesi erkek açısından zulümdür. Yaptığı kul hakkıdır. “Herkes çobandır..” hadisini bilen bir mü’min, bu hatayı yapmamalıdır. Kadın da onun eve geç gelmesini, evle ilgilenmemesini, belki de kendisiyle bile beklediği kadar ilgilenmemesini soğuma nedeni sayıp başını kuma sokmak yerine abartmadan ve iyice nefret ettirmeden sıcaklığı arttırmaya çalışmalıdır. Eve soğukluğunun nedenini öğrenmeye çalışmasında da yarar vardır.

4. Görgü Kurallarının İhmal Edilmesi

evlilik-görgü-kuralları
Eşlerin yeni evlenmiş kimseler olarak bazı görgü kurallarını bilememeleri gayet normaldir. Ailelerin, onların bu tür hatalarını abartmaları daha büyük bir görgüsüzlüktür. Gençler dinimize aykırı olmayan, yakınlaşmayı artırıcı kurallara uymalıdırlar ama bu dini kurallardan biri değildir nihayet. Özellikle erkeğin bu konuda daha atılgan olması gerekir. Abartılmış bir örften de kaçmaları yararlarına olacaktır.

5. İsraf

evlilik-israf
Yeni evlenmiş olmak, illa para harcamak değildir. Borca girmeyenin çocuğu mu olmuyor? Neden evliliğin en mutlu ayları borç hesapları ile geçirilsin? Bir tencere, bir iki tabak ve üç bardak mutfak için, bir de banyo ve iyi bir yatak odası..Evlilik için ilk önce bunlar lazımdır. Eşyaya bel bağlayıp mutlu olacağını zannedenler sadece hüsran buldular. Öncelikli ve önemli eşya listesi yapıp öyle harcamalıdırlar. Kanaatkâr bir aile olarak yaşamak, bereketli yaşamak için en iyi yoldur.

6. Ailelerin Tartışması

İki ailenin kendi aralarındaki sorunları evlilere taşıması bir zulümdür. Ama özellikle erkeğin bu konuda yaoabileceği çok şey yoktur. Tartışmanın bir yangın olduğunu bilecek ve evlerine sirayet etmemesi için uğraşacaktır. Kör bir hamiyetle tartışmaya katılmak hatadır. Eşler, arada gelip giden sözleri birbirlerine iletmemelidirler. İletileni de ihmal etmelidirler.

7. Ev Sorunu

evlilik-mutlu-ev
Erkek, kadının huzur içinde oturacağı bir ev temin etmek zorundadır. Evlilik öncesinde böyle bir ayrıntıya girip nasıl bir evde oturmak istediğini konuşmasında yarar vardır. Ancak erkeğin, gerekli evi temin edememesi bir boşanma nedeni sayılacak kadar büyütülmemeli, eşler aralarında görüşüp anlaşarak ev konusunu uygun bir takvime bağlamalıdırlar.

8. Kadının Asıl Vazifesini İhmal Etmesi

Kadının asıl vazifesi, erkekle beraber cinsel şehvet ateşini söndürmektir. Kadın bu vazifesini temizlik, gezi, misafir ağırlama gibi tali konularla ihmal ettiğinde evliliğin altı oyulmaya başlar. O oyulma da ne yazık ki bir daha tamiri zorlaşınca anlaşılır. İki taraf birbirinden soğur, ileri geri konuşur, dışarıdan olanlar karışır ve iş çıkmaza girince mesele anlaşılır ama artık yapılacak bir şey kalmaz.

9. Kadın Kıskançlığı

kadın-kıskançlık
Kadınların eşlerini kıskanmaları oldukça köklü bir sorundur. Tamamen düzeltilemez ama asgariye indirilebilir. Erkek, kadının sürekli endişe içinde olacağı tavırlardan kaçınmalıdır. Kıskançlık şüphe boyutuna ulaşınca da ev tutuşmuş demektir.

10. Çocuk Doğumunun Gecikmesi


Evliliğin ilk yılı dolmadan doğum gerçekleşebilir. Fakat bu bir kanun değildir. İki yılı bulmasında da bir sakınca yoktur, üç yılı bulmasında da. Yeteri kadar sebeplere tevessül edildiği halde çocuk yaratılması gecikiyorsa tıbbi kontroller yapılabilir, gerekiyorsa tedaviye başvurulur. Uzun yıllar sürecek bir tedavide eşler birbirlerini üzmemeye çok gayret etmelidirler. Şeytan için bulunmaz bir fırsattır çocuğun yaratılmaması. Allah’tan gelen bir musibetin bedelini kuldan istemek ne kadar doğru olur?

Kaynak: Nureddin Yıldız Hocaefendinin “Aile Davamız” kitabından alınarak hazırlanmıştır.

Mekteb-i Suffa

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP BIRAK