Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetEvlerde Vakarla Oturma Gerekliliği Ve Açılıp Saçılma Yasağı

Evlerde Vakarla Oturma Gerekliliği Ve Açılıp Saçılma Yasağı

Evlerde Vakarla Oturma Gerekliliği Ve Açılıp Saçılma Yasağı

Allahu Teala buyuruyor ki:
‘وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَى وَأَقِمْنَ الصَّلَاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ وَأَطِعْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا’
‘Evlerinizde vakarla oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.’
Ahzab/33
Bu ayet iki ana hükmü içermektedir:

  1. Evlerde vakarla oturma

2. Açılıp saçılmayı yasaklama.
İlk olarak: Evlerde Vakarla Oturma
Allahu Teala’nın “Evlerinizde vakarla oturun.” sözü, “Evlerde oturun, oradan çıkmayın ve evinizden ayrılmayın.” anlamındadır. Hatta Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in bunu, hanımlarına Veda Haccı’nda , oradan ayrılırken söylediği de rivayet edilmiştir. (Sahihtir, Ebu Davud,1722.) Sonra da kadının evine bağlı olmasının gerekliliğine ve zaruret olmaksızın evinden çıkmamasına açık bir işaret vardır.
Hatta kadının dışarıya çıkmamasına verdiği aşırı ehemmiyetten dolayı İslam, kadına Cuma ve cemaat namazlarını farz kılmamıştır. Aksine İslam, kadına kendi odasında kıldığı bir namazın evin salonunda kıldığı namazdan, salonda kıldığı namazın evin ortasında kıldığı namazdan , evin ortasında kıldığı namazın kavminin (mahallesinin) mescidinde kıldığı namazın da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber kılacağı namazdan daha faziletli olduğunu bildirmiştir.(Sahihtir, Ebu Davud,570.)
Kurtubi Tefsirinde şöyle diyor; “Bu ayetin gayesi, kadınların evlerine bağlı olmalarını emretmektir. Her ne kadar ayetteki hitap Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarına olsa da mana bakımından diğer kadınlar da bu ayetin kapsamına girerler. Bu söylediklerimiz, tahsis eden bir delilin bulunmaması durumunda söz konusudur. Şeriat, kadınların evlerine bağlı olmalarını gerektiren , zaruret olmadığı sürece dışarı çıkmaktan uzak durmaları gerektiğini ifade eden delillerle doludur.
Dolayısıyla Allahu Teala Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarına evlerinde oturmalarını emretti. Bu hususta da onlara -kıymet verdiğinden dolayı- özellikle hitap etti. Açılıp saçılmaktan ve ilk cahiliye insanlarının amellerini işlemekten de onları şiddetle sakındırdı. Şöyle buyurdu:” İlk cahiliye devrindeki kadınlar gibi açılıp saçılmayın.” Sa’lebi ve başkaları demişlerdi ki: “Aişe radıyallahu anha bu ayeti başörtüsü ıslanana kadar ağlamıştı.” Yine zikretmişlerdir ki: “Sevde radıyallahu anha’ya  ‘Neden kardeşlerinin hac ve umre yaptığı gibi sen de hac ve umre yapmıyorsun?’ diye soruldu. O da şöyle cevap verdi:’Ben haccı da umreyi de yerine getirdim. Allahu Teala ise bana evimde oturmamı emretmiştir.’ Ravi diyor ki; ‘Vallahi evinin kapısından cenazesi çıkarılana dek O radıyallahu anha , evinden asla dışarı çıkmadı. Allah ondan razı olsun.’ (Kurtubi Tefsiri 14/158)”
İkinci olarak: Açılıp Saçılma Yasağı
(Teberrüc) Açılıp saçılmanın hakikati , gizlenmesi daha güzel olan şeyin açığa çıkmasıdır.
Alimler ‘İlk Cahiliyye Devri’ hususunda ihtilaf etmişlerdir. Kimileri İbrahim aleyhisselam’ın doğduğu zamandır. O zaman da kadınlar işlemeli elbiseler giyerlerdi. Sonra da yolun ortasından yürüyüp kendilerini erkeklere sunarladı görüşündedir.
Hakem bin Uyeyne radıyallahu anh’da şöyle söylemiştir:”Bu devir, Adem aleyhisselam ile Nuh aleyhisselam arasındaki zamandır ki takriben 800 senedir. O zaman da yaşayan insanlardan çok iğrenç hayat tarzları aktarılmıştır.”
İbn-i Abbas radıyallahu anhuma “Nuh ile İdris peygamber arasındaki zamandır.”
Kelbi rahimehullah da “Nuh aleyhisselam ile İbrahim aleyhisselam arasındaki zamandır.” der.
Anlatıldığına göre o zamanlarda kadın, her iki yanından yırtmaçlı ve inci işlemeli elbiseler giyerdi. Ayrıca ince elbiseler giyer ve bedenini örtmeye önem vermezdi.
Mücahid rahimehullah şöyle der: “O zaman kadınlar erkeklerin arasında yürüyüp gezerlerdi. İşte açılıp saçılma bundan ibarettir.”
İbn-i Atiyye rahimehullah dedi ki:’Bana göre en uygun görüş, bu dönemi kadınların (sahabelerin kadınlarının) yetiştiği cahiliye dönemi ile izah eden görüştür. Allahu Teala buna işarette bulunmuştur.’
Dolayısıyla kadınlar , o dönemdeki yaşam tarzlarından İslami hayat biçimine intikal etmekle emrolunmuşlardır. Söz konusu dönem ise şeriatten evvel kafırlerin üzerinde bulundukları cahiliye dönemidir. Çünkü bu dönemde erkeklerde kıskanma mefhumu yoktu. Kadınlar hicaba bürünmüş değillerdi. Bu devri bu şekilde anlamak, kadınların üzerinde bulundukları duruma nispetle daha güzel bir yorum ve anlayış olur. Yoksa ortada başka bir cahiliyenin var olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Zaten cahiliye kavramının İslam’dan önceki döneme ait olarak kullanılması bilinen bir kullanımdır.
Bu güzel bir yorumdur fakat bu görüşe şöyle bir itiraz edilebilir; ‘Şüphesiz ki Araplar yoksul ve fakir bir kavimdi. Yani genelde yokluk ve sıkıntı içerisinde hayatlarını idame ettiriyorlardı. Müreffeh bir hayat yaşamak ve zinetleri açığa çıkarmak gibi hususlar önceki zamanlara ait bir durumdur. Zaten ‘ilk cahiliye devri’nden maksat da budur. Ayetin maksadı ve muradı da kadınların kur yaparak, kırıtarak ve güzelliklerini erkeklere göstererek kendilerinden önceki kadınlara, yürüyüşleri hususunda benzemekten nehyetmektir.  Ve buna benzer şer’an caiz olmayan daha başka bir çok husus…Ama bununla beraber biraz önceki görüş tüm bu görüşleri zaten içinde barındırmakta ve hepsini kuşatmaktadır. O halde kadınlar , evlerine bağlı kalmalı ve ihtiyaç olurda dışarı çıkarlarsa tam bir tesettür içinde çıkmalıdırlar.
Başarı Allah’tandır.

On Müfessirin Kaleminden Hanımlara Özel Tefsir/ İmad Zeki el-Barudi

Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak