Kategoriler
Ana SayfaKadın ve CihadCihad Ruhunu Canlandıran Kadın ”Meysun”

Cihad Ruhunu Canlandıran Kadın ”Meysun”

Cihad Ruhunu Canlandıran Kadın ”Meysun”

Bu kıssayı çağımızın önemli tarihçilerinden Ali Tantavi’den okuyalım: Yıl hicri 607 idi, haçlılar tüm güçlerinin; Orta Doğuya yığdılar. Akka’yı merkez seçtiler. Ve virüs gibi etrafa yayıldılar. Meysun adındaki bayanın dört kardeşi de cephedeydi. Evde tek başınaydı. Hem vatanını hem de dört yiğit kardeşini düşünüyordu. Haçlı kuvvetleri çok yaklaşmıştı. Meysun Müslümanlara nasıl yardım edebileceğini düşünüyordu. Savaşa gitmeyip, ticaret ve şahsi işleriyle uğraşan nemelazımcıları etkileyeceğini düşünüyordu. Şam’ı ayağa kaldıracak güce sahip olduğuna kanaat getirmişti. Bu iman Meysun’u yenilmez bir yiğit haline getirdi. Nasıl başlayacağını, nasıl bir strateji uygulayacağını düşündü. Beline kadar inen örgülerini hatırladı. Onlardan başka silah olabilecek bir şey hatırlamadı. Komşu bayanları çağırdı ve onlara şu teklifi yaptı: Biz erkek değiliz. Hareket alanımız sınırlıdır. Erkekler savaşa gitmiyorsa, bizlerinde yapacağı bazı girişimler olamaz mı? Şu gördüğünüz örgülerim sahip olduğum en kıymetli malzememdir. Onları cihat atlarına yular yapmak istiyorum. Umulur ki savaşa katılmayıp oturan erkekleri tahrik eder. Makası aldı ve örgülerini kesti. Bunun üzerine diğer arkadaşları da örgülerini kesmeye başladılar. Örgülerini cihat atları için yular yaptılar. Bunları Şam Emevi Camii imamına gönderdiler. İbn Cevzi neslinden gelen imam, Cuma hutbesinde onları değerlendirmeye karar verdi. İmam Cuma günü elindeki yularla minbere çıktı ve cemaate şunları söyledi: Ey cihatla dünyayı fethedenlerin evlatları! Ey tüm dünyaya adalet ve hakkı getiren millet! Ey şehit çocukları! Sizlere ne oldu da cihadı terk ettiniz? İzzet sizlere ait olduğu halde onu müşriklere mi bıraktınız? Düşmanların şehit kanıyla sulanmış topraklarımızda olmaları sizleri etkilemiyor mu? Cephedeki kardeşlerinizin çektiği sıkıntılardan rahatsız olmuyor musunuz? Bizler nimetler içinde yüzerken kardeşlerimiz düşmanın ateşi altında yanmaktadırlar. Ey cemaat! Cihat tüm şiddetiyle devam etmektedir. Sizler savaşçı değilseniz bayanlara yol verin, onlar cihada çıksınlar. Siz sürme sürün, kına yakın. Ey sakallı ve sarıklı kadınlar! Ey cemaat! Elimdeki yuların neden örüldüğünü biliyor musunuz? Evet, bunlar kadınların örgülerinden yapılmıştır. Örgülerini kestiler. Süslenme, zevk ve sefa dönemi sona erdi. Cihat dönemidir. Ey cemaat! Örgülerden yapılmış bu yuları cihatta kullanmazsanız, bari kendinize takın. Örgülü ve zülüflü erkekler olun.  İmam hutbesini bitirdi elindeki yuları oluğu gibi cemaatin üzerine fırlattı ve ekledi: Ey kubbe! Ey mescit ağlayın halimize! Erkekler kalmadı. Bunun üzerine cemaat hıçkırıklar arasında cepheye koştu ve Haçlıları kovdu. Böylelikle zafer bir erkek ve bir kadının gayretiyle elde edilmiş oldu. Olay, gönlünde iman taşıyan bir erkek ve bir bayan durduğu müddetçe İslam toplumunun köleleştirilmeyeceğini göstermektedir.
Kıssadan hisse almayı kalbi olanlara tevdi edilmiştir.

Abdulcelil Candan-Ömür Boyu Davet

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak