Kategoriler
Ana SayfaGenelBir Muvahhide’nin Kaleminden-Suriye Günlükleri 2

Bir Muvahhide’nin Kaleminden-Suriye Günlükleri 2

Bir Muvahhide’nin Kaleminden-Suriye Günlükleri 2

Suriye Günlükleri 2 – (1)
Selam hidayete tâbi olanlara Allah’ın emrine gönülden uyanlara Canını bu yola adayanlara Allah’a dost olan tüm insanlara olsun.
Yüzlerce mücahidin kanları ile sulanan şehir, Haleb ! İlk kez bir ameliyeye adım adım şahidlik ediyordum. Günlerce süren hazırlıkların sonucunda artık büyük gün gelmişti. Bir kurban bayramı vaktinde ümmet İsmail’lerini adarken Rabbine, mücahidler sunacaklardı canlarını İsmailî bir teslimiyetle. Telsizden adım adım dinliyorum ameliyenin başlamasını. Bir kardeş anons geçiyor ”hazır mısınız başlıyoruz inşaAllah” Hazırda bekliyoruz diyor birer birer kardeşler. Ve bir tekbir sesi yükseliyor telsizde ”Allahu Ekberr”
Yaşadığım yer bir fabrikanın çatısında tek oda bir ev. Ve başlayan ameliyeyi izliyorum uzaktan, dinliyorum telsizden. İlk kez şahid olduğum konuşmalar ve çatışma seslerinin yankıları ile kalp atışım hızlanıyor. Şahid kıldığı için Rabbe şükrediyorum. Sanki Allah Ayetlerle o an konuşuyor mücahidlerle. Vahyi hayatına indirip amele dökenler saff tutmuş Allah yolunda. Ameliyenin yapıldığı yer Haleb Merkez Hapishanesi. İçeride kaç Müslüman erkek ve kadın mahkûm var bilmiyorum. Bildiğim tek şey ise, Hapishane duvarlarında yankılanan şu ayet ”Ya Rabb Katından Bize Bir Yardımcı Yolla” (nisa/75) Ve Allah soruyor ”Niçin Bu Zavallı kadınlar ve erkekler için savaşmıyorsunuz” ( nisa / 75) Dışarıda ise mevzilenen mücahidler çağrıya cevap veriyor ”Şahid Ol Ya Rabb Buradayız” Birer birer şehid düşen mücahidleri haber veriyor Allah. ”Müminlerden öyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat ettiler: Kimi (şehid oluncaya kadar döğüşeceğine dair) adağını ödedi (şehid oldu), kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler”(ahzab/23) Ve Mücahidler lisan-ı hâl ile sesleniyor ” Şahid Ol Ya Rabb Bizde verdiğimiz ahde vefa gösteriyor ve sıramızı bekliyoruz… Gözlerim ufukta atılan bombaları izlerken bir yandan fetih suresi okuyup dua ediyorum kardeşlerime ” Ya Rabbi atışlarını isabetlendir kardeşlerimin”. Bir anda simsiyah bir duman yükseliyor gökyüzüne, az sonra ise bir kaç metre geriye atıyor bir basınç beni. O an anlıyorum istişhad yapıldığını. Siyah dumanın içinden bir alev yükseliyor semaya. Gözümde yaş ile izlerken, bu nasıl bir teslimiyettir ya Rabbi , bu nasıl bir imandır diyorum.. Asrın İbrahim’leri, İsmail’lerini sunuyorlardı Rablerine… Dillerinde Son Bir Ayetle. ” Ya Rabb , Sana Gelmekte Acele Ettik” ( Tahâ / 84)
Suriye Günlükleri 2: (2)
İlk ikametgahım Haleb’ten Rejim askerlerinin gelişi sebebi ile, Suriye’nin Tel-Rıfat Bölgesine zorunlu geçiş yaptık. Tel-Rıfat ilk başlarda sakin bir yerdi nedenini daha sonradan öğrendiğim bir sebeble ki o da Işid’in kontrolünde olan bir bölge olmasıymış. Haleb’in yoğun çatışma seslerinden sonra Tel-Rıfat neredeyse savaştan bîhaber yaşanılan bir bölgeydi. Ta ki İslam ordusu ve Işid’in çatışmalarına kadar. Bir cuma günü olaylar başladı. Şiddetli çatışmalar var dışarıda, nedenini-niçinini ve kimler olduğunu bilmeden evin içerisinde korku ve endişe ile bekliyorum. O dönem eşimin bulunduğu ve asıl işini yaptığı yer uzakta olduğu için genelde haftanın 3-4 gününü tek geçiriyordum, bu sebeple de çatışmanın başladığı o günlerde yine evde tek başınaydım. Çatışma öyle çetin geçiyordu ki evimin çatısında hangi safta olduklarını bilmediğim bir çok adam, sıcak savaşta yerlerini almışlardı. Evin avlusuna düşen boş kovan sesleri artık normalleşmişti gözümde. Artık tek yapabildiğim abdest alıp namaz kılıp Kur’an okuyarak olası bir sonu dua ederek beklemekti.
4-5 günün sonunda artık Tel-Rıfat neredeyse Işid’den temizlenmiş ve şiddetli çatışmalar sona ermiş ortam sakinleşmişti. Bu durum çok uzun sürmedi elbette. Bölgenin Işid’den temizlenmesi rejimin bombardımanını da başlatmıştı. Artık Esad güçlerince her gün vurulan hedefler arasında Tel-Rıfat’ta vardı. Atılan varil bombalarından dolayı yaşadığım evde kırılmamış ne bir cam ne çerçeve kalmamıştı. Allah bir kulunu korumayı dilediği zaman ona zarar verebilecek hiç bir şey olamaz. Öyle ki, bir gün bilgisayarın başında bir kaç haber okumak için otururken, nedenini bilmediğim bir şekilde aniden yerimden kalkıp laptop’ı da yanıma alarak odadan çıktım, diğer odaya tam gireceğim sırada büyük bir patlama oldu, bir an orada kalakaldım. İtiraf edeyim ki cidden korkmuş ve yerimden kıpırdayamamıştım. Bir süre bekledikten sonra az önce çıktığım odaya döndüm ve gördüklerimin karşısında korku, ümit ve şükürle gözyaşı döktüm. Az önce oturduğum tabureye ve bilgisayarı koyduğum masanın üzerine evde kırılmamış kalan tek pencerenin camları bıçak gibi saplanmış, her yer cam kırığı olmuştu. Eğer kalkmamış olsaydım oturduğum tabureye saplanmış olan cam muhtemelen başıma isabet edecekti ve sivriliğinden dolayı da ya ciddi bir yaralanma olacaktı yada……..! Ölüm 30 saniye ile teğet geçmişti, Rabbim korumayı dilemişti ve beni oradan uzaklaştırmıştı. Ölümü bir çok kez iliklerime kadar hissetmiş ve artık geriye kalan bir dakikamın bile olmadığını düşündüğüm çok olmuştu . Öleceğimize hepimiz inanıyoruz evet, fakat ölümün her an gelip bizi bulacağına çok da iman etmiyoruz. Bunu o dönem de çok net gördüm ve anladım. Artık ölüme dair tüm korkuları geriye atıp sadece şöyle dua ediyordum. Rabbim razı olduğun bir hâl üzereyken canımı kabzet…
Madem Ölüm Tek Bir Defa Gelecek, O Da Neden Allah İçin Olmasın …!
 
Twitter:@Ahde_Vefa__

Zeynep İslam / Genç Muvahhide

Paylaş:
Yorum
  • Hayata bir kez geldiyse insan ahirete de bir kez gidecek. Cihad meydanlarında yaşayan bütün insanların ortak hissi bu. Ölüm Hergün her yerde.her bomba sesinde her uçak her helikopter sesinde. bir söz yada derinlerde bir korku bir fikir değil. Ölüm adı ama capa canlı karşında. Madem var ve bugün yada yarın yada iki saniye sonra sorun değil yeterki ”Rabbim rızanı kazanmış olarak nasip et”
    bunu sadece cihat toprakları hissettirebilir.
    Eline kalemine yüreğine sağlık. Ne güzel anlatmışsın Maşallah

    18 Ekim 2015
  • Ve uçak dalış geçip bombayı bıraktığında ”civv” diye bir ses duyarsın. O an ışık görmüş böcekler gibi sağa sola kaçışmazsın, başka bir yerde olmalıydım da demesin yada sınırı geçip ülkeyi terk etmeyi de düşünmezsin. Başını omuzlarının arasına iyice çekip sımsıkı kapatıp gözlerini Rabbimin senin için takdir ettiğine razı olursun.
    Radiytu billahi Rabben ve bil-islami dinen.Vebi-Muhammedin(sallallahu aleyhi ve selleme)Nebiyya”
    Işte bu sabredenlerin işidir.
    Allah bizi yolunda sabredenlerden eylesin

    19 Ekim 2015
  • UmmUsame, Allah razı olsun. Dualarınızı Ve Desteğinizi Eksik Etmeyin.
    Selam Ve Dua İle…

    19 Ekim 2015
  • suriye…. acı, kan , hüzün kokan şehir… benim mutluluk günlerim… hüzünlerimi yıldızlara anlattığım günler… ve beklediğim…. beklemekden korkduğumun vuku bulması……

    25 Ekim 2015

Yorum Bırak