Kategoriler

Bir Fitne Ki

Bir Fitne Ki

Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir fitnedir. Büyük mükafat ise Allah’ın yanındadır. ” (Teğabun 15)
Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.” (Münafikun 9)
Rabbimiz Tarafından Uyarıldığımız Fitne Nedir?
Fitne, Allah’ın kulunu bir nesne üzerinde denemesidir. O nesne üzerinde, kimi zamanlar, iyi ve kötü eşit şartlarda bulunur. Kadın ve erkeğin birbirleriyle sınanmaları gibi. Ebeveynin çocuklar ile sınanmaları da bir fitnedir. Çocukta iyi ve kötü olma meyli vardır. Ebeveynin gayretleri veya ihmali iyi-kötü sonuçtan birini belirleyeceği için çocuk bir fitne sayılmıştır.
Ne zaman ve nerede, nasıl oluşacağını sadece Allah Teala bilir. Evde, işte ve cemaatte hatta camide bile hiç tahmin edilemeyecek bir fitne ile karşılaşılabilir. Aile bireylerinden biri, yakın dostlar birer fitne adayı olabilecekleri gibi, insan kendi fitnesini kendisi de taşıyabilir. Fitne, hastalık gibidir. Vücudun her yeri, her zaman ona adaydır.
Fitne, sinsice gelir ve geldi mi bir daha gitmeyebilir.
Fitne bir imtihan olduğuna göre Allah Teala, kulunun ona karşı ne denli hazırlıklı olduğuna, ne kadar dayanabildiğine muhakkak bakacaktır.
Bir:
Hamilelik döneminden itibaren yiyecekler helal ve temiz olmalıdır. Temiz ve helal gıdaların beslediği bedenlerin sahipleri salih olur.
İki:
Allah’ın kaderine razı olup, herkes kendisine verilene kanaat etmelidir. Sipariş çocuk hayal edilemez. Gerek sağlığı, gerek yetenekleri, gerekse cinsiyeti açısından ne verildi ise ona gönülden razı olmalıyız. Çocukları birbirlerine kıyas etmek yanlıştır. Her çocuk en güzel çocuktur.
Üç:
Çocuğa ya en güzel örnek ana-baba olacak ya da onu en güzel örneklerle kaynaştıracak. Kaşık tutmayı görüp taklit ederek öğrendiği gibi, ahlakı ve dini de birilerinden görüp öğrenecektir. O birileri kim olabilir?
Dört:
Ev, takva ile mamur bir ev olursa o evden müttaki bir insan beklenebilir.
Beş:
Anne çok şey demektir.
Neden kadına, cuma namazından cihada kadar bir yığın vazife muaf tutuluyor ki? Annenin hem bilgi hem de moral ihtiyacı çok yüksektir. Bu ihtiyaçlarına özen gösterildiği gibi, kendisinden daha tecrübeli annelerle de istişaresi sağlanmalıdır.
Altı:
Hedefler önemli.
Nasıl ve kim gibi bir çocuk isteniyor?
Yaşayacağı zamana göre eğitilip yetiştirilmiş bir çocuk üzerinde emel beslenebilir. Bir diploma peşinde ömür çürütüp iyi sonuçlar beklemek doğru değildir. Araçlar amaç haline getirilmemelidir.
Ebeveynin En Yaygın Dört Hatası:

  • Çocuklar arasında adil olmayan uygulamalar,
  • İstikrarsız tavırlar,
  • Aşırı şımartma,
  • Gereğinden fazla sertlik

Yedi:
Güzel ve uygun isimler konmalı. Bu bir haktır.
Sekiz:
Olgunluk yaşına erinceye kadar, çocuk ve gençler üzerinde, olumlu veya olumsuz anlamda kesin bir karar vermekten kaçınılmalıdır. Üç gün dedesiyle camiye gidip namaz kıldığı için her şey tamam zannetmek nasıl hata ise, üç gün beş gün namaza gitmedi diye umudu tüketmek de yanlıştır. Her iki durumda da şeytana alet olma tehlikesi vardır.
Ne bir çiçekle bahar gelir ne de bir meyvenin düşmesiyle ağaç kurur!
Dokuz:
Konuşulanı anlamaya başladığı andan itibaren helal-haram hassasiyeti aşılanmalıdır. Bu aşılama sözle olabilir. Ama asıl olan, hassasiyeti anne-babanın yaşayarak göstermesidir. Cehennemden korkup haramlardan kaçınan, gözyaşı akıtan bir baba haram hakkında nasihat ederse o nasihat tutulur, iz bırakır.
On:
Sevgisiz asla olmaz. Hatta az bir sevgi ile de olmaz. Ancak sevgide ölçü olmalıdır. Buna göre bizim için:

  • Allah ve Resulü sevginin ilki ve ilkesi olmalıdır. Gerisi onlardan sonra!
  • Çocuk sevgisi, diğer iyilikleri yapmaya ve çocuğun eğitilmesine engel olmamalıdır. Mesela Kur’an eğitimi, namaza ve oruca alıştırma eğitimi esnasında sevgi, bir engel teşkil etmemeli.
  • Sevgi çocuklar arasında adaleti engellememelidir.

Baba ve anne olarak konuşunca çocuğun dinlemesini ve itaat etmesini istiyorsan:

  1. Konuşmaya başlamadan önce dikkatini çek. Seni dinlemeye hazır olup olmadığına bak.
  2. Anladığı dili konuş. Edebiyat yapma. Anlamını senin bile bilemeyeceğin cümleler kurma.
  3. Bir defada koca bir emir listesi verme. Lokmalara böl, kolay yutsun.
  4. İstikrarlı ol: Dün dediğinle bugün dediğin aynı olsun. Hatta beş yıl önce dediğin aynı olsun. Eğer farklı düşünüyorsan bunu ona izah et, ikna olsun.
  5. Emirlerinde adil ol.
  6. Çocuk için anlamı olmayan bir işi emretme.
  7. Teşekkür etmen gerektiğinde et.
  8. Sakın tehdit etme. Dediğini yaptırırsın; ama yıpranmış olursun.
  9. Dediklerinin takipçisi ol.
  10. Hiçbir türlü silah kullanma. Silahlı baba sevilmeyen babadır.

On Bir:
Bunları asla yapma:

  • Bir yanlışından veya mutat bir hatasından ötürü çocuğu hakir görme, gözünde sıfırlama. Suç dosyası diye bir dosya saklama. Unut! Yoksa şeytana yardımcı olursun.
  • Emsallerinin önünde suçlarını sayıp dökme, cezalandırma. Çocuğunda bir onuru vardır. Büyük insan gibi davranılması onu büyük yapar. Tersi de ters sonuç doğurur.
  • İntikam alır gibi, nefretini yatıştırmak için ceza verme.

Sinirli iken ne konuş ne bir karar ver.
Abdest al, uyu-dinlen sonra karar ver.
Kararını da yeminli, onaylı yapma.

  • Çocuğu ve genci ”henüz küçük” görme; anne karnına düştüğü andan itibaren kocaman say.
  • Nimet azmanı bir çocuk eğitilemez hale gelebilir. Ömer İbni Hattab raadıyallahu anha diyor ki:

” Nimetlerin bir gün kesilebileceğini hesap ederek yaşayın.”
Ben çok çektim, yavrum çekmesin gibi bir savunma her zaman doğru olmayabilir. Hayat dümdüz değildir.

  • Çocuk bir eğitim kurumuna teslim edildiğinde kenara çekilme. O veya sen hayatta iken vazifen bitmez.
  • Dört-beş yaşından itibaren çocukları, onların şehvetlerini kışkırtacak haramlara karşı korumak zorundayız. Mesela tesettür, beş yaşında bir kız çocuğu için farz değildir; ama on beş yaşındaki aklı, beş yaşından itibaren gördüklerinin ortalaması ile oluşuyor.

Unutma!
Sonra nereden geldiğini anlayamadığın bir saldırıya çanak tutuyor olabilirsin.

  • Bilhassa annelerin sınırsız şımartmaları ile çocuklar, her isteklerinin hak olduğu gibi bir anlayışa sahip olurlar. Elde edemedikleri şeyler için de sorun üretirler. Sevmekle şımarmasına katkıda bulunmak aynı şey değildir.
  • Sakın bıkma.

Asla yorulma.
Şeytandan önce dinlenmeye geçme.
Sabret.
Sabrın hakkını ver!
Bütün sorunlar insanlık kadar eskidir. Hal çareleri de birkaç saatte değildir.
On İki.
Ebeveynin en büyük hizmeti: Cinsel Terbiye
Cinsellikle ilgili bilgilerin ilk kaynağı kesinlikle ebeveyn olmalıdır. Cinsellikle ilgili hem tabii bilgiler hem de dini ahkam, yaşı ile uyumlu bir üslup ve seviyede verilmelidir.
Eğer bir nedenle ebeveyn ikinci planda kalacaksa, ebeveynin tayini ve bilgisi ile ikinci bir kişi (dayı veya hoca vb.) devreye girmelidir. Ebeveynin de ancak, iyi bildiği şeyleri öğretebileceğini unutmamak gerekir.
Gencin şehvetini dile getirmesi, aslında takdir edilmesi gereken bir tavırdır. Asla kınanmamalı, bilakis yönlendirilmelidir.
Çocuk veya genç cinsellikle ilgili soru sorduğunda:
Utanma, kızma belirtisi göstermeden iyice dinleyip ikna oluncaya kadar konuşarak tatmin olması sağlanmalıdır.
Bu konuşmalar aceleye getirilmemelidir. Farklı ortamlarda, acele etmeden ve kızmadan konuşup-dinlemek tek çare gibidir. Ta ki şeytan aynısını yapıp ikna etmesin.
Bu konuların gündem olduğu zamanlarda, kesinlikle arkadaşlarını ve çevresini kontrol et. Bir spor faaliyetine -istiyorsa- iştirakini sağla.
Eğer evlenmek istiyorsa ve bu istek geçici gibi değilse elinden tut.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurdular ki : ”Allah, herkese ona emanet ettiği şeyin hesabını soracaktır; muhafaza etti mi, etmedi mi? Kişi de ev halkından sorulacaktır.” (Nesai, el-Kübra, 9129)
On Üç:
Mürüvvet görmek dedikleri, herkese göre değişkendir; hayatı dünyadan ibaret algılayanlar için, çocuğunun sünnetini görmek, evlendiğini görmek, diplomasını görmek, hele hele torun görmek mürüvettir.
Ancak asıl mürüvvet ölümden sonra, geride kalan evladın salih amelleri sayesinde Allah’tan rahmet görmektir. Üç günlük çocuk istemiyoruz.
Sehl et-Testeri, hanımı hamile iken anne karnındaki çocuğunu kastederek, benim geleceğim budur; şimdiden iyi olmasın için çırpınıyorum, derdi.
On Dört:
Çalmak çocukta en ciddi hastalıklardandır. 4-8 yaş arasında geçiştirilebilirliği olan bir hatadır; ancak 10-15 yaş arasındaki çalmalar bir hastalıktır.
Mülkiyetin anlamını bilememe, intikam alma, fakirlik ve yokluk, film ve arkadaş hikayelerini imrenme ve ebeveynin aşırı cimriliği gibi nedenlerden kaynaklanır.
Tedavisi için:

  • Mülkiyetin (bir şeyin sahibi olmanın) öğretilmesi,
  • Hak ve görevlerinin öğretilmesi,
  • Tabii ihtiyaçlarının giderilmesi,
  • Çalma hatasını bir defa veya birkaç defa yaptığında bu yanlışı benimsemesine neden olacak şekilde horlanıp cezalandırılmaması,
  • Emanet kavramının kendisine öğretilmesi
  • Bu konularda hassasiyeti olmayan çevreden uzaklaştırılması gerekir.

On beş:
Ahlaki sapmaların temel nedenleri arasında şu hususlar önemlidir:

  1. Boş ve yalnız kalma,
  2. Arkadaşların kötü örnek olmaları,
  3. Ebeveynin kötü muamelesi,
  4. Toplum düzeyinden çok geride kalmaya neden olan fakruzaruret,
  5. Anne-babanın, çocuklara hissettirilen tartışmaları,
  6. Çocukların, kendilerinden esirgendiğini hissedecekleri bir cimrilik,
  7. Nasihatte yetersizlik veya üslup hatası
  8. Ve Allah korkusunun- sevgisinin yeterince verilmemiş olması ya da bu görevi üstlenen kişinin nefret ettiren bir üslup kullanmış olması…

On Altı:
Yalan, uçurumun başında bir afettir. Nedeni ne olursa olsun çocuk, yalana örnek ve müsamaha görmemelidir.
On Yedi:
Sayın baba ve anne!
Aklını yeterli görmemelisin: Hangi yaşta ne yapabileceğin, nasıl eğiteceğin konularında ehli ile istişare et.
Kör taklitçi olma.
On Sekiz:
Sayın ebeveyn!
Kendin Kur’an okumadığın halde, çocuğundan iyi bir hafız olmasını,
Cemaatle namaz kılmadığın halde, çocuğunun sabah namazına kalkmasını,
Sigara içtiğin halde, çocuğunun içmemesini,
Akıbeti ne olursa olsun çocuğum illa bir diploma sahibi olsun diye çırpınırken onun Allah’tan korkan biri olmasını,
Akrabalarla, arkadaşlarla yalan konuştuğun halde çocuğunun konuşmamasını,
Randevularına bağlı kalmadığın halde, çocuğunun senin dediğin saatte evde olmasını…
İstediğinden/İstemediğinden emin olmalısın.
Nureddin Yıldız
Kıblegah Evler

Paylaş:
Etiketler
Yorum Yok

Yorum Bırak