Bilinçli Anne Olmak

1
271

وَاعْلَمُواْ أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ

“Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır.” (Enfal Suresi 28 ayet)

Son zamanlar bu ayetin manasını daha iyi anlamaya başladım. Evlilik gibi hem ecri bol hem de imtihanı zor olan bir nimettir çocuk sahibi olmak. Çoğu kimse evlat sahibi olmadan çocuk için dua eder ve kendince vaadlerde bulunur, hedefler sıralar, “böyle yapacağım, böyle yetiştireceğim” vs.

Fakat imtihan başa gelmeden durumun zorluğunu anlayamıyor insan. Eline evladını alan bir anne koca bir dünyayı aldığının farkında değil aslında. O öyle bir dünya ki nasıl yoğurur isen öyle şekillenecek, ya devrimler yapacak İslam uğruna, ya da zulümler yapacak küfür safında…

Anne rahmine düşmeden annenin kendisini sağlam bir birey olarak hazırlaması ve evlat yetiştirecek şuura sahip olması gerekiyor. Zaten mesele burada başlıyor… Şuursuz evlat yetiştirmek Rabbimizin bize verdiği nimeti ben istediğim gibi kullanırım edasında bir ömür israfıdır. Şöyle etrafımıza baktığımızda ahlakı çok düzgün hiç argo konuşmayan anne – babasına, büyüklerine saygı konusunda kusur etmeyen çocuk bir elin parmağını geçmiyor maalesef.

Annenin tam donanımlı bir asker gibi evladını kucağına aldığı ilk günden itibaren İslami açıdan çocuğunu yetiştirmesi gerekiyor. Kulağını müzikten,  gözünü haram olan şeylerden koruması, onu İslami bir ortama hazırlaması gerekiyor. Şimdi ne yazık ki Müslüman olan ailelerin evlatlarında hiç hoş olmayan hal ve hareketler, sözler duyar olduk. Ellerine verdiğimiz hiç de masum olmayan telefon, tablet, bilgisayarlar her şekilde zehir saçarken bizlerin verdiği eğitimi bastırır hale geldi. Çocukların eline kitap verdiğimizde tablet daha cazip geliyor. Bir sureyi ezberleyemeyen çocuk falanca şarkıyı daha 2 – 3 yaşında söylemeye başlıyor!

Oysa Allah Resulü (s.a.v.) bizlere şöyle buyuruyor:

“Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17; Tirmizî, kader 5)

Bu hadisi şerif çocuklarımızın neden böyle olduğunu açıkça ifade ediyor. Önemli olarak görmediğimiz kıyafet seçiminden dinlediği sese, bulunduğu ortamlara kadar sünger mesabesinde olan beyni her şeyi çekiyor ve bunun olması gerektiğini veya olabileceğini algılıyor. Müslüman anneler kız çocuklarına sırtı, omuzları gözüken kıyafetleri rahatça giydirebiliyor sonrada “amaan daha çocuk” diye kılıf uyduruyorlar. Yine bunun gibi erkek çocuklarına dar kıyafetler giydirebiliyorlar haram olmamakla birlikte yanlış olan bu durumların ilerde nasıl tehlikeler oluşturacağının bilincinde olması gerekiyor ebeveynlerin.  Aklı ermeye başlayıncaya kadar kıyafet konusunda gevşek davranan anne 6 yaşına geldiği vakit çocuğuna kapalı bir elbise giydirme konusunda zorlanacak hatta belki bu konuda yenik düşecektir. 5 – 6 yaşına kadar eline tablet telefon verilen çocuğun eline Kur’an elifbası verdiğin zaman onu okumak istemeyecektir çünkü bu çocuğu buna biz yönelttik.

Evlatlarımızı Hz. Ali (r.a.) gibi küçük yaşta dahi olsa İslami olarak doğruyu yanlışı ayıracak kıvamda yetiştirmemiz gerekiyor. Bunun içinde en başta bizim dava şuuru ile şuurlanmamız ve evlatlarımızı İslam’a asker olarak yetiştirmemiz gerekiyor. Şeyh Usame gibi küfre darbe vuracak evlatlar yetiştirmeyi hedefleyip o yolda her şeyimizi feda edecek imana sahip olmamız gerekiyor. İslam için her şeylerini feda edecek evlatlar yetiştirmemiz gerekiyor. Bunun için de en güzel örnek olan Allah Resulünün ve ashabının hayatını çok okuyup dersler çıkarmalı ve yaşantımıza dökmeliyiz.

Elimizdeki imtihandan sorumlu olduğumuzu unutmamalı ve ona göre bir yaşam tarzı oluşturmalıyız.

Rabbim evlat imtihanından razı olduğu şekilde çıkabilmeyi bizlere nasip etsin…

Yazan: Rumeysa Elif Dağıstani

Genç Muvahhide

1 YORUM

CEVAP BIRAK