Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetAslanlar Birbirlerini Tanır

Aslanlar Birbirlerini Tanır

Aslanlar Birbirlerini Tanır

Selam,  davalarını vakar ve basiret elbisesiyle kuşanan geçmiş ve gelecek tüm müminler topluluğunun üzerine olsun.
‘’Kuvvetli ve sağlam mümin, Allah katında zayıf ve güçsüz müminden daha hayırlıdır…’’
Kuvvet , Allah Subhanu ve Teala’nın katında hareket ve sorumluluğumuz , beşeri olgunluk adımlarıyla süsleyerek üstünleştirmemiz gereken aklın ve ademliğin en belirgin  hakkıdır.
Yaşadığımız dönemin fikri kargaşaları, önümüze kasvetli ve güçlü bir  düşman olarak dikilmiştir. Kişiyi salih bir kalple Allah’a ulaşmada yoksun bırakacak emareleri ile üzerimize sağnak misali yağmaktadır. Bu süreçte  büyük sınavlarla karşı karşıya bırakılmaktayız. Kitleleri önüne katmış dava düşmanları ile içimizden zuhur eden helak ehli ve mücrimlerin  aldatmacaları, kalplerimizi ziyadesiyle yormaktadır.
Ancak ve ancak  hak taife mensubları  nitelikleri ile şerefli mahlukatın vasıflarını yüklenen varlıklar olarak resullerin izlediği yolu kendine şiar ediniyor. İlahi kelamın keskin çizgilerini sınırları kabul ederek, her  karanlık çelişkiden nefislerinizi koruyor.
Kaideleri ile bu hak yöntem tek ilahımız olan Allah Subhanu ve Teala’nın  ”kuvvetli mümin” lütfuna  ulaştıracak olup,  müminler dairesinde  ilim talebi, infak ve davet hareketleri bütünlüğüyle hanif özellikleri tahsis edici olacaktır.

Tevhid’in kadın ve erkek aslanları birbirlerinin tek velileridir ve,
“Aslanlar Birbirlerini Tanır…”

”Nefislere can veren ilim talebinde ümmetin ileri gelenlerinin ittifakıyla sünnete tabi olmuş, fitnelerle tükenmemiş ve tüketilemeyen ilim ehlinin akaidini benimseyin…”
Günümüzde Tevhid ehli akideleri gereği bir çok saldırıya ve suçlamalara maruz bırakılmaktadır.Bir yandan ‘ilmihal dindarlığı’ ile sonuçlanan Tasavvuf dininin bidatleri, sekülerist tabanlı felsefi ve beşeri mantık sistemleri ile oluşturulan yeni din anlayışlarına direnirken, diğer taraftan tam manasıyla ve bilakis kendi cemaatleri içerisinde çeşitli meşreblerin nefsani yorumlamaları ve keskin tekfirleriyle birbiri ile tezatlık içeren bir çok bozuk akide sisteminin saldırıları ile de karşı karşıya kalmıştır. İtikadleri şüpheye düşürmeye yeltenen hırs inkar ve mücrimler topluluğuna karşı, tutunulacak en sağlam kulp resullerin ve onlara tabii olanların yoludur.
Şüphesiz insanların bir çoğu, iman etmedikleri esasları salvolarıyla savurmaktadır.
Bu konuda Maruf Kerhi’nin sözünü hatırlayın.
‘İtaat etmediğinin rahmetini ummak rezillik ve ahmaklıktır…’’
Münafıkların imandan çok küfre yakın olmaları, onların çok karışık bir düşünce tarzı içerisinde olduklarını, beşeri zaafları içinde kabul etmek istemeselerde , kalplerindeki inkarın imandan daha ileri derecede olduğunu görmemizi sağlar.
Salim bir kalp ile hayatlarını sürdürme gayreti taşıyan tüm müminler önce Allah swt ‘ nın sonra birbirlerinin kardeşi olan takva ehlinin korumasındadır, biiznillah.
‘’İnfak nimetinin  sıkıca sarılın , ‘’İnfak hareketlerinde elzem teşkil eden durumları önceliğiniz olarak benimseyin…’’
Öyleki hemen yanı başımızdaki meleklerin kanatlarını gerdiği Suriye topraklarında, Şam cihadı tüm kudretiyle icra edilmektedir. Hepimize malum orada öyle kardeşlerimiz var ki, başta ailelerini, eşleri ve çocuklarını, İbrahim a.s.’ın rabbine emanet ettiği gibi bir mutmahinlikte Allah Subhanu ve Teala’ya teslim ederek dünyanın şeytani düzenindeki zulümkar efendilerinin karşısına dikildiler.
Mücahit kardeşlerimizin eş ve çocuklarının  ihtiyaçlarını gidermek hususunda kalplerinizde tükenmez niyetler teşkil edin. Niyetlerinizi Salih amellerinizle birleştirin. Kalplerinize yokluk ve fakirlik korkusu salarak şeytani vesveseler vermeye çalışan insanların telkinlerine sırtınızı dönerken, o güruhdan hiçbir kınayıcının kınamasından dolayı eziklik hissetmeyin. Bilinmelidir ki bu süreç, rabbimizden  bize ulaşmış, ahiret mutluluğunun bir basamağıdır. Orada öylesine basiretli muvahhide dava kadınları vardır,onlar nefislerinde  vesveseyi öldürmüş, eşlerinin cihad aşkını kendilerine istikamet edinmiş , zaruri yaşamsal ihtiyaçları temin etme ve ulaştırmada ayakları tozlanmış,müminlerle tek yürek olarak kenetlenmişlerdir. Ellerinin altında bulunan nimetleri kardeşleri ile paylaşmada nefislerinde bir eksiklik hissetmemektedirler. Yapılacak işleri zamanlarından çok gören,  kapıları gerçek takva sahipleri müminlerin eliyle aralayan, gözlerde ve kalplerde gülümseyişlere şahit olanlardır. Ortağı olduğunuz tadına doyulmaz  bu sevinç, lezzetini başka hiçbir şeyde hissedemeyeceğiniz bir gurura kavuşmanızı sağlayacaktır.
Muhakkak, Allah azze ve celle’nin verdiği en önemli lütuflardandır. Tüm iman ehli muvahhide kardeşlerimin bu lezzeti tatmasını dilerim.
‘’İslama Davet  iştiraklerinizde sözlerinizle  kalplerde sevinç ve samimiyet rüzgarları estirin…’’
Mutlak inanış içerisinde yoğurulmuş ve nesilleşmiş, çok inatçı algılara sahip bir toplum içerisinde bulunuyoruz. Bu da işin zorlu ve kırılgan yönleri ile sıkça karşılaşılacağı anlamı taşıyor.
Ahkam ve yöntemler uygulanırken teoride zaafkar ruhlara samimiyet ve iyi niyetle dokunma yolu kabul görülmüş olsa da, pratikte beşeri insanın psikoloji yönünü elden bırakmayan ve sabırla azmedenler , başarılı davetçi sonucuna ulaşıyor.
Yürekleri davaları ile mutmahin olan tüm kardeşleriminin, saf heyecanlarını sırtlanarak günümüzün halefleri olmaları temennisiyle…

Ashab-ul Araf

Genç Muvahhide
Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak