Kategoriler
Ana SayfaFikir - DavetAbdullah Azzam’ın Gençliğe Hitabesi

Abdullah Azzam’ın Gençliğe Hitabesi

Abdullah Azzam’ın Gençliğe Hitabesi

Afgan- Rus harbinin en önemli ismi olarak kabul edilen Filistinli doktor Abdullah Azzam’ın çok sayıda konuşma ve makalesi bulunuyor. Usame Bin Ladin’in hocası olarak kabul edilen Azzam, İslam Hukuku içinde incelenen cihat fıkhı doktrinindeki derecesi ile tanınıyor.

https://www.youtube.com/watch?t=1&v=9rsmkMllaV4
“Eğer bir İslam Cemaatine üye iseniz hakkın tamamen o grupla beraber olduğu ve batılın da onun dışındakilerle beraber olduğu düşüncesinden sakının; önceki taassub ehlinin söylediği gibi: ‘Bizim sözümüz doğrudur ve hatalar içermesi mümkündür ve diğerlerinin sözü ise yanlıştır, doğrular içermesi mümkündür.”
Bu feci bir taassubtur. Kaç grup bununla bölündü. Kaç uyumlu ve uzlaşabilen kişi bu yüzden bölündü. Kalbinizi gözden geçirin. Başkalarına karşı kibirli olmaktan sakının, onları küçük görmekten sakının. Bu din için fedakarlıkta bulunan nice insanlar var; çoğu zaman senin feda ettiklerinden fazlasını veriyorlar. Fakat bu sadece onlar ve Alemlerin Rabbi arasında kalıyor. Vallahi senin onlardan sözlerini reddedip kendisini küçük gördüğün biri bile senin bu din için feda etmek isteyeceğinden bir dünya dolusu feda etmiş olabilir. Şu durumda nefsine dikkat et.
Allah kendi sınırlarını bilen ve bu sınırda kendini dizginleyen kişilere merhamet etsin. Fazilet sahibi insanlar, fazilet sahiplerinin faziletine saygı gösterir. Fazilet sahibinin faziletini bilenler, fazilet sahipleridir. Hakkın senin eğitiminde olduğun medresede olduğu ve diğerlerinin ise dalalet, telef ve sapkınlıktan başkasına sahip olmadığı düşüncesinden sakın.
Ebu Cafer El Mansur kendisine insanları onun Muvattası altında toplamayı, Muvattayı altın mürekkeple yazmayı ve Muvattayı Kabe’nin içine asmayı düşündüğünü söylediğinde Malik dedi ki ‘bundan sakın, çünkü Resulullahın sahabesi çoktu ve değişik bölgelere dağıldılar ve her birinin yanında bir diğerinin sahip olduğundan başka şeyler de vardı.’
Senden başka çok davetçi var, senden başka çok mücahit var, senden başka çok muhlis var. Ve üstü başı toz içinde dağınık saçlarıyla başkalarının kapılarından kovulmuş nice kimseler vardır ki onlar Allah’a yemin edecek olsa Allah onların sözünü doğru çıkarır.
Ey kardeşim, amellerini büyük gördüğün için yok olduğu yeter artık. Kendi amellerini gözünde büyütüp başkalarınınkileri küçük görmen büyük bir günahtır.
“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.”
Kendisinden bahsettiği zaman iyiliklerinden başka bir şeyden bahsetmez; başkalarından bahsettiğin de ise hatalarından başkasını zikretmez. Resulullah buyurmuştur ki sizden biriniz bir şeyi kardeşinin gözüyle küçük görür fakat kendi gözüyle büyük bir yarayı bile görmez. (Bu,Türkçe’deki ‘iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır’ benzeri bir sözdür)
Kendi gözüyle büyük bir yarayı, kendisini sarıp sarmalayan bozukluğu; buna bakmaz ama ama kardeşinin gözüyle küçücük bir şeye, çoğu zaman görünmeyen bir kire bakar. Eğer bu büyük kir başkasının gözüyle olsaydı, onu gidermeden duramazdı. Eğer küçük bir varsa, onu görürsün, büyütürsün, şişirirsin ve abartırsın ve pireyi deve yaparsın. Fakat sen, temizlenmişlerin temizisin, muhlislerin sadıkısın, hatalardan uzak olanlardan birisin. Eğer ismet sıfatı Peygamberlere has olmasaydı, günahsızlardan biri olduğumu söyleyebilirdim!
Kalbine dikkat et.
Mutlu kimse başkalarının ayıpları yerine kendi ayıpları ile meşgul olandır. Eğe Allah sizi doğru olduğuna inandığınız bir yola iletmişse insanlara bir doktorun iyileştirip tedavi etmesi gereken hasta bir kişiye baktığı gibi bakmanız gerekir ve onun acısına karşı merhamet hissetmelisiniz. Onu kurtarmak istemelisiniz, onu düşman edinmemelisiniz, ona yukarıdan bakmamalısınız, acziyet kürsüsünde oturmalısınız, insanlara bu kafir, bu bidatçı, bu sapık, bu ajan, bu mason bu, bu… diye hükümler yağdıran burçlarda değil.
Ceplerini fişler dolduracak ve her birinde alametlerden bir alamet veya ünvanlardan bir unvan bulunacak. Bu cepler kafir yazılı fişlerle dolu. Sizi memnun etmeyen kimle karşılaşırsanız ona bir fiş yapıştırın. Sonraki bidatçı, üçüncüsü kavrayışsız, dördüncüsü kalın kafalı ve böylece herkese bir fiş yapıştırın. Ama kendine gelince ‘ben sadık olanların sadığıyım, temizlenenlerin temiziyim, muhlislerin halisiyim ve dünyada yolu benim gibi bileni yok, istersen beni takip et’
Fakat Vallahi bu apaçık bir sapkınlıktır. Hayırları topla. Hakkı sadece kendi şeyhlerine tahsis etme. Şeyhin cahil olabilir, haktan sapmış olabilir, hevası onu yönetiyor olabilir. Bundan sakın, bundan sakın, insanlara saygı göster, onlara hak ettiği değeri ver, ve onları kendi konumlarına yerleştir. İnsanları hak ettiği makama koyanlara Allah merhamet etsin. İnsanları menzillerine yerleştirmekle emrolunduk. İnsanlarda hayırlar vardır.
Özel bir grubun içinde olabilirsiniz, bu sizin diğer insanlardan daha hayırlı olduğunuz anlamına gelmez. Yada özel bir kitabı okuyor olabilirsiniz, bu sizin diğer insanlardan hayırlı olduğunuzu göstermez.
Kendinize dikkat edin.
Değerini bil,
Sınırında dur,
Başkalarına saygı göster,
Dinini doğru yerden al.
Müslümanlara İslam kardeşliği nazarıyla bakmak zorundasın.
Onlara merhamet ve muhabbet nazarıyla bakmak zorundasın.
‘Müslüman, Müslümanın kardeşidir, onu teslim etmez, ona zulmetmez, onu terk etmez.’
‘Müslümana, Müslüman kardeşini küçük görmek günah/şer olarak yeter.’
Dilini muhafaza et.
Kalbine dikkat et.
İnsanlara ıstırap veren biri olmaktan ve onları küçük görmekten sakın.
Said kişi başkalarının hatalarından ders çıkarandır, şaki ise kendi hatalarından ders çıkarandır.”

Çeviri: Islah Haber

Video: Darusselam

Paylaş:
Yorum Yok

Yorum Bırak