Kategoriler
Ana SayfaSoru-Cevap60 gün kefaret orucu

60 gün kefaret orucu

60 gün kefaret orucu

Soru:
S. Â kardeşim ben 60 gün ceza orucu tutuyorum Allah affetsin cezam çok. anne baba sınavın var hastasın vs diye çok oruç bozdurdu cahillik bizde çok bozduk en az 10 cezam var bunu nasıl tutmalıyım?

***

Cevap:
Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakatuh.
Tutulmayan ya da tutulup da bozulan oruçlara bakılmalı. Şayet hastalık ya da yolculuk gibi meşru sebeplerle tutulmamış ya da başlanılan oruç bırakmış ise bunların sayısınca güne gün kazası tutulmalıdır.
Meşru bir özrü olmaksızın tutulmayan veya başlanmış ken özürsüz yere bırakılan oruçlara gelince, öncelikle ramazan orucu sevabından mahrumiyet vardır. Öyle ki; bir hadis-i şerifte böyle biri ömrü boyunca oruç tutsa özürsüz tutmadığı ya da bozduğu ramazan otucu sevabını alamaz buyrulmaktadır.
60 günlük keffaret meselesine gelince, bu konuda Kur’an-ı Kerîm’de bir hüküm yoktur. Hadis-i Şeriflerde sabit olan ve mezheplerin orucun keffaretine delil getirdikleri hadise ise, iyice araştırıldığında, aslında zıhar keffareti olduğu görülecektir.
Hasıl-ı kelâm; bu kardeşimizin tutmadığı ya da bozduğu günler kadar oruç borcu vardır. Özürsüz tutmayıp bozduğu oruçlar için istiğfar etmelidir.
Vesselâm..

Kubilay Aşkın Durdağ / Ahider

Paylaş:
Yorum
  • Kefaret orucunun dayandığı delil, Ebu Hureyre’den rivayet edilen şu hadis-i şeriftir:
    “Biri Resulullah (a.s.)’e gelerek: Mahv oldum” dedi.
    Hz. Peygamber: “Seni mahveden şey nedir? ” buyurdu. Adam : “RAMAZAN’ DA HANIMIMLA İLİŞKİDE BULUNDUM” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: “Köle azad edecek kadar mal bulabilir misin ? ” Adam “Hayır” dedi. Hz. Peygamber (a.s.): “Peş­ peşe iki ay oruç tutabilir misin?” buyurdu. Adam: “Hayır” dedi. Hz. Peygamber (a.s.): “Altmış fakiri doyuracak kadar mal bulabilir misin?” buyurdu. Adam yine:
    “Hayır” dedi. Sonra adam oturdu. Hz. Peygamber (a.s.)’e bu esnada bir zenbil (15sa’lık bir ölçek)
    içinde hurma getirildi. Hz. Peygamber (a.s.) bu hurmaları adama vererek “Bunları
    sadaka olarak ver” buyurdu.
    Adam: “Bizden daha fakiri mi vardır?” Medine’nin doğu ve batısındaki siyah taşlık yerler arasında bizden daha muhtaç bir aile yok­tur” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) dişleri görününceye kadar gülümsedi ve şöyle buyurdu: “Git bunları ailene yedir.”
    İbni Mace’nin rivayet ettiği hadisin lafzında şöyle denilmektedir: “Bir köle az et”.
    Adam: “köle bulamam” dedi. Hz.Peygamber (a.s.): “Peşpeşe iki ay oruç tut” buyurdu. Adam “Buna gücüm yetmez” dedi. Hz.Peygamber (a.s.) altmış fakiri doyur” buyurdu.
    İbni Teymiye bu hadis ile ilgili olarak şöyle demiştir: Bu hadiste kefarette tertibe riayet edileceğine kuvvetli delalet vardır.

    Darekutni’nin lafzının zahirinden an­laşıldığına göre, KADIN CİNSİ İLİŞKİYE ZORLANMIŞTIR. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Vehbe Zuhayli, Cilt 3, s.209-210)
    Hadis Buhari’de geçmektedir.

    “… Mezheplere göre kefareti gerektiren durumlar bahsinde bu konular geçmiştir. Bunların en önemlilerinden biri ittifakla cinsi ilişkide bulunmak, (BUNDA İTTİFAK VARDIR) ve Hanefilerle Malikilere göre yemek ve benzeri sebeplerle kasten orucu boz­maktır.” (İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Vehbe Zuhayli, Cilt 3, s.209-210)

    18 Ekim 2018

Yorum Bırak